Günün Manevi Azığı
İslam’ın Öncüleri (Muâz bin Cebel)
Bismillahirrahmânirrahîm.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
Rahmân ve Rahîm olan Allah’u Teala’nın adıyla. Helal ve haramı bilmedeki derin fıkhı, Kur’an ilimlerindeki yüksek mertebesi ve Yemen’e vali olarak gönderilirken Kutlu Nebi’nin gösterdiği o eşsiz muhabbetle şereflenen şanlı sahabi Muâz bin Cebel Radıyallahu Anh’ın ilmiyle uyanan bir sabaha Bismillah…
Günün Ayet-i Kerimesi
“…De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alır.”
[Zümer Suresi, 9. Ayet.]
[Zümer Suresi, 9. Ayet.]
Günün Hadis-i Şerifi
Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Ümmetimin helal ve haramı en iyi bileni Muâz bin Cebel’dir.”
[Tirmizî, Menâkıb, 32.]
“Ümmetimin helal ve haramı en iyi bileni Muâz bin Cebel’dir.”
[Tirmizî, Menâkıb, 32.]
İlim Ahlakı ve İhlas
Muâz bin Cebel Radıyallahu Anh, genç yaşına rağmen ashabın en büyük alimlerindendi. Resulullah’ın dizinin dibinde yetişen bu mübarek zat, ilmi sadece ezberlemekle kalmamış, onu hayatının her anına nakşetmişti. O, amelsiz ilmin fani bir yükten ibaret olduğunu çok iyi bilirdi.
Mümin, öğrendiği her hakikatle birlikte nefsini kibirden, kendini beğenmişlikten ve riyadan uzak tutmalıdır. Kalbini ilmin getirebileceği gizli gurur hastalıklarından büsbütün temizleyen Muâz Radıyallahu Anh, ilmini sadece Allah’u Teala’nın rızasını kazanmak ve insanlığı hidayete çağırmak için bir meşale gibi kullandı.
Muâz bin Cebel’nin Kıssası
1. GENÇ YAŞTA GELEN HİDAYET: Medineli olan Muâz, henüz on sekiz yaşındayken Mus’ab bin Umeyr vasıtasıyla İslam’la şereflendi. İkinci Akabe biatında bulunarak Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem’e sadakat sözü verdi ve o günden sonra ilim deryasına daldı.
2. SENİ SEVİYORUM EY MUÂZ: Bir gün Efendimiz onun elinden tutarak, “Ey Muâz! Vallahi seni çok seviyorum. Her namazın ardından şu duayı okumayı asla ihmal etme: Allah’ım! Seni zikretmek, Sana şükretmek ve Sana güzelce kulluk etmek için bana yardım eyle” buyurarak ona olan deruni muhabbetini ilan etti. (Ebu Davud, Vitir, 26)
3. YEMEN’E ELÇİ VE VALİ: Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem onu Yemen’e muallim, kadı ve vali olarak gönderirken sordu: “Ne ile hükmedeceksin?” Muâz, “Allah’u Teala’nın Kitabı ile” dedi. “Onda bulamazsan?” “Resulünün sünnetiyle.” “Onda da bulamazsan?” “Kendi reyimle içtihat eder, gevşemem.” Efendimiz bu cevaba çok sevindi ve Allah’a hamdetti.
4. AĞLATAN VEDALAŞMA: Muâz Yemen’e doğru yola çıkarken, Resulullah onun devesinin yanında yürüyerek ona nasihat ediyordu. Sözlerinin sonunda, “Ey Muâz! Muhtemelen bu seneden sonra beni bir daha göremeyeceksin. Belki de şu mescidime ve kabrime uğrayacaksın” buyurdu. Muâz bu sözleri işitince ayrılık acısıyla hıçkıra hıçkıra ağladı. Dönüşünde Efendimiz dar-ı bekaya irtihal etmişti.
Ey bizleri ilim nuruyla aydınlatan ve helal ile haramı bildiren Allah’ım! Bizlere Muâz bin Cebel Radıyallahu Anh’ın ilim aşkını, fıkıh anlayışını ve Resulullah’ın övgüsüne mazhar olan o güzel ahlakını lütfeyle.
Kalbimizi cehaletten, bildikleriyle gururlanmaktan ve amel etmemek gafletinden büsbütün temizlenmeye muvaffak kıl. Habibin Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem hürmetine dualarımızı kabul eyle. Amin.
Kalbimizi cehaletten, bildikleriyle gururlanmaktan ve amel etmemek gafletinden büsbütün temizlenmeye muvaffak kıl. Habibin Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem hürmetine dualarımızı kabul eyle. Amin.
Hayırlı Bereketli Sabahlar
Faydalı ilim ve ihlaslı amellerle dolu bir gün niyetiyle…
KABUL MESAJI
Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem’in Muâz (Radıyallahu Anh) hakkındaki muazzam müjdesi:
“Kıyamet gününde Muâz bin Cebel, alimlerin önünde yürüyen bir lider olarak haşrolunacaktır.”
(İbn Sa’d, Tabakât, III, 593)
“Kıyamet gününde Muâz bin Cebel, alimlerin önünde yürüyen bir lider olarak haşrolunacaktır.”
(İbn Sa’d, Tabakât, III, 593)
