BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Tasavvuf Yolu

Günün Manevi Azığı

İslam’ın Öncüleri (Ebû Ubeyde bin Cerrâh)

Bismillahirrahmânirrahîm.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
Rahmân ve Rahîm olan Allah’u Teala’nın adıyla. Hayâsı, sarsılmaz adaleti ve emrindeki ordulara rehberlik eden mütevazı zühdüyle bütün ümmetin itimadını kazanan, bizzat Kutlu Nebi tarafından “Bu Ümmetin Emîni” unvanıyla şereflendirilen cennetle müjdelenmiş şanlı sahabi Ebû Ubeyde bin Cerrâh Radıyallahu Anh’ın ihlasıyla uyanan bir sabaha Bismillah…
Günün Ayet-i Kerimesi
“Allah’u Teala’ya ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun; babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah’u Teala’ya ve Resulüne düşmanlık eden kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah’u Teala onların kalplerine imanı yazmış ve onları katından bir ruh ile desteklemiştir…”
[Mücâdele Suresi, 22. Ayet.]
Günün Hadis-i Şerifi
Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Şüphesiz her ümmetin bir emîni (güvenilir kimsesi) vardır. Bu ümmetin emîni de Ebû Ubeyde bin Cerrâh’tır.”
[Buhari, Fezâilü’s-Ashab, 21.]
Emanet Şuuru ve Dünya Zühdü
Ebû Ubeyde bin Cerrâh Radıyallahu Anh, her türlü fani menfaatin üstünde tuttuğu yüksek sadakatiyle bilinirdi. Gerek savaş meydanlarında gerekse devlet yönetiminde emanete zerre leke sürdürmedi. O şanlı komutan, kazandığı zaferlere ve fütûhata rağmen dünyaya asla meyl etmedi.
Müslümanların haklarını her şeyin önünde tutar, kendi kalbini dünya malının şan ve şöhret hırsından daima bütünüyle temizlenmiş bir halde saklardı. Sadece Allah’u Teala’nın rızasını gözeterek yaşayan bu mübarek zat, ihlasın yeryüzündeki en berrak timsallerinden biri oldu.
Ebû Ubeyde bin Cerrâh’ın Kıssası
1. BEDİR’DEKİ BÜYÜK İMTİHAN: Bedir Savaşı’nda müşrik ordusunda bulunan babası, ısrarla Ebû Ubeyde’nin karşısına çıkıp onu öldürmeye çalışıyordu. İnancına ve davasına saldıran babasından defalarca kaçmasına rağmen, kaçacak yer kalmadığında Allah’u Teala ve Resulünün sevgisini üstün tutarak babasını bertaraf etti. Mücâdele Suresi’nin ilgili ayeti bu dik duruş üzerine nazil oldu.
2. UHUD’DAKİ FEDAKÂRLIK: Uhud Savaşı’nın en zor anlarında Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem’in mübarek yüzüne batan miğfer halkalarını gördü. Diğer sahabelerin engellemesine izin vermeyerek, halkaları dişleriyle çekti ve bu uğurda ön dişlerini kaybederek sarsılmaz sadakatini mühürledi.
3. ADALET VE KOMUTANLIK: Hazreti Ömer halifeliği döneminde Suriye bölgesindeki orduların başkomutanlığını Halid bin Velid’den alıp Ebû Ubeyde’ye verdiğinde, fitne çıkmasın diye bu emri bir süre gizledi. Ne Halid bin Velid’e ne de orduya karşı gurur yapmadı; adalet ve tevazu ile Şam’ın fethini tamamladı.
4. VALİNİN BOŞ EVİ: Halife Hazreti Ömer, Suriye’yi ziyaret ettiğinde valilik yapan Ebû Ubeyde’nin evine konuk oldu. Evde bir kılıç, bir kalkan ve bir keçeden başka hiçbir dünya malı göremeyince gözyaşlarını tutamadı. Ebû Ubeyde tebessüm ederek, “Ey müminlerin emiri, bu kadarı bizi menzile ulaştırmaya yeter” diyerek kalbinin dünyadan ne kadar temizlenmiş olduğunu gösterdi.
Ey bizleri emanet şuuruyla rızıklandıran ve sadakati emreden Allah’ım! Bizlere Ebû Ubeyde bin Cerrâh Radıyallahu Anh’ın sarsılmaz itimadını, dinine olan emniyetini ve dünya malına dönüp bakmayan o yüce zühdünü lütfeyle.

Kalbimizi her türlü hıyanetten, iki yüzlülükten ve dünya hırsından büsbütün temizlenmeye muvaffak kıl. Habibin Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem hürmetine dualarımızı kabul eyle. Amin.
Hayırlı Bereketli Sabahlar
Emanete sadakat ve dürüstlük dolu bir gün niyetiyle…
KABUL MESAJI Hazreti Ömer’in (Radıyallahu Anh) vefat döşeğindeyken onun hakkında söylediği o muazzam söz:
“Eğer Ebû Ubeyde bin Cerrâh hayatta olsaydı, yerime onu halife bırakırdım. Rabbim bana onu niye halife tayin ettiğimi sorarsa; ‘Çünkü ben Senin Resulünden, onun bu ümmetin emîni olduğunu işitmiştim’ derdim.”
(Ahmet bin Hanbel, el-Müsned, I, 18)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler