Farzlardan Önce Sünnet Namaz
Kalbin Hazırlığı, Eksiklerin Telafisi ve Temizlenme
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
NAMAZ ÖNCESİ HUŞÛ VİRDİ
سُبْحَانَ اللَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ
“Sübhânallâhi velhamdülillâhi velâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber.”
(Allah’u Teala‘yı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Hamd O’nadır, O’ndan başka ilah yoktur ve Allah’u Teala en büyüktür.)
0
Günlük Hedef: Namazdan Önce Kalbi Dünya Düşüncelerinden Temizlemek İçin (33)
“Sana emredilen namazı dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar…”
[Kaynak: Ankebût Sûre-i Şerif’i]:[45]
[Kaynak: Ankebût Sûre-i Şerif’i]:[45]
Müminin miracı olan namaz, kulun Rabbine en yakın olduğu, kalbini ve ruhunu masivadan (dünyadan) manen temizleyerek ilahi huzura çıktığı muazzam bir mülakattır. Ancak insan, günlük hayatın telaşı, ticaretin gürültüsü ve nefsinin meşgaleleri içindeyken aniden farz namaza, **Allah’u Teala**’nın huzuruna durduğunda kalbi tam olarak huşûya eremez. İşte Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizlere hediye ettiği ve farzlardan önce kıldığımız “Revâtib Sünnetler”, kalbi dünyanın kirinden pasından arındıran manevi bir duştur. Sünnet namazı kılarken kul, dünyayı arkasında bırakır, şeytanın ilk vesvese dalgasını kırar ve asıl büyük buluşma olan farz namaza kalbini titizlikle hazırlar. Farzlardan önce kılınan sünnetler, hem peygamberimize ittibanın nişanesi hem de kıyamet günü farzlardaki eksikliklerimizi telafi edecek olan eşsiz bir ahiret azığıdır.
KUR’AN-I KERİM’DEN 10 İLAHİ KELAM (NAMAZ VE NAFİLE)
Namazı Dosdoğru Kılmak
حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلَاةِ الْوُسْطَىٰ وَقُومُوا لِلَّهِ قَانِتِينَ
Okunuşu: Hâfizû ales-salevâti ves-salâtil-vüstâ ve kûmû lillâhi kânitîn.
1. “Namazlara ve özellikle orta namaza (ikindiye) devam edin. Allah’u Teala‘nın huzurunda gönülden boyun eğerek (ve kalbinizi dünyadan temizleyerek) durun.”
[Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[238]
وَمِنَ اللَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِ نَافِلَةً لَكَ عَسَىٰ أَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا
Okunuşu: Ve minel-leyli fetehecced bihî nâfileten leke asâ en yeb’aseke rabbüke mekâmen mahmûdâ.
2. “Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet (nafile) olmak üzere teheccüd namazı kıl…”
[Kaynak: İsrâ Sûre-i Şerif’i]:[79]
فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ ۞ وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَارْغَبْ
Okunuşu: Fe-izâ ferağte fensab. Ve ilâ rabbike ferğab.
3. “Boş kaldın mı hemen (başka bir ibadete) yorul ve yalnız Rabbine yönel.” (Farzdan önce veya sonra nafilelere sarıl).
[Kaynak: İnşirâh Sûre-i Şerif’i]:[7-8]
قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ ۞ الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ
Okunuşu: Kad eflehal-mü’minûn. Ellezîne hüm fî salâtihim hâşiûn.
4. “Müminler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında derin saygı (huşû) içindedirler.”
[Kaynak: Mü’minûn Sûre-i Şerif’i]:[1-2]
وَاسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلَاةِ ۚ وَإِنَّهَا لَكَبِيرَةٌ إِلَّا عَلَى الْخَاشِعِينَ
Okunuşu: Vesteînû bis-sabri ves-salât; ve innehâ le-kebîratün illâ alel-hâşiîn.
5. “Sabırla ve namazla (Allah’u Teala‘dan) yardım isteyin. Şüphesiz bu, kalbi huşû ile dolu olanlardan başkasına ağır gelir.”
[Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[45]
وَأَقِمِ الصَّلَاةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ اللَّيْلِ ۚ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ
Okunuşu: Ve ekımis-salâte tarafeyin-nehâri ve zülefen minel-leyl; innel-hasenâti yüzhibnes-seyyiât.
6. “Gündüzün iki ucunda ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler (ibadetler), kötülükleri (günahları) giderir (temizler).”
[Kaynak: Hûd Sûre-i Şerif’i]:[114]
إِنَّ الصَّلَاةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا
Okunuşu: İnnes-salâte kânet alel-mü’minîne kitâben mevkûtâ.
7. “Şüphesiz namaz, müminlere vakitleri belirlenmiş bir farzdır.”
[Kaynak: Nisâ Sûre-i Şerif’i]:[103]
وَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًا فَإِنَّ اللَّهَ شَاكِرٌ عَلِيمٌ
Okunuşu: Ve men tetavvea hayran fe-innallâhe şâkirun alîm.
8. “Kim gönüllü olarak (farzın dışında nafile ve sünnetlerle) bir iyilik yaparsa, şüphesiz Allah’u Teala şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir.”
[Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[158]
وَالَّذِينَ يَبِيتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَامًا
Okunuşu: Vellezîne yebîtûne li-rabbihim sücceden ve kıyâmâ.
9. “(O has kullar), gecelerini Rableri için secde ederek ve kıyama durarak geçirirler.”
[Kaynak: Furkân Sûre-i Şerif’i]:[64]
وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
Okunuşu: Vezkürisme rabbike bükraten ve asîlâ.
10. “Sabah akşam (her vakitte ve namazdan önce) Rabbinin ismini zikret.”
[Kaynak: İnsân Sûre-i Şerif’i]:[25]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri
1. CENNETTE KÖŞK MÜJDESİ
“Her kim bir gün ve gecede, farz namazlar dışında on iki rekât sünnet (revâtib) namaz kılarsa, Allah’u Teala ona cennette bir köşk bina eder.”
[Kaynak: Müslim, Müsâfirîn]:[103]
2. EKSİKLERİN NAFİLEYLE TAMAMLANMASI
“Kıyamet günü kulun ilk hesaba çekileceği amel namazdır. Eğer farz namazı eksik çıkarsa Allah’u Teala meleklere: ‘Kulumun nafile (sünnet) namazlarına bakın’ buyurur. Farzların eksiği sünnetlerle tamamlanır.”
[Kaynak: Ebû Dâvûd, Salât]:[145]
3. SABAHIN SÜNNETİNİN FAZİLETİ
“Sabah namazının (farzından önce kılınan) iki rekât sünneti, dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır.”
[Kaynak: Müslim, Müsâfirîn]:[96]
4. ÖĞLE NAMAZININ SÜNNETİ
“Kim öğlenin farzından önce dört, farzından sonra da dört rekât (sünnet) namaz kılmaya devam ederse, Allah’u Teala onu cehennem ateşine haram kılar.”
[Kaynak: Tirmizî, Salât]:[200]
5. İKİNDİ NAMAZININ SÜNNETİ
“İkindi namazının farzından önce dört rekât (sünnet) kılan kimseye Allah’u Teala merhamet etsin!”
[Kaynak: Ebû Dâvûd, Tatavvu]:[8]
6. AKŞAM EZANINDAN SONRA
“Akşam namazının farzından önce iki rekât namaz kılınız (isteyen kılsın).” (Hanefi mezhebinde akşam farzından önce vakit dar olduğu için sünnet kılınmaz, diğer bazı mezheplerde bu hadise binaen iki rekat nafile kılınır).
[Kaynak: Buhârî, Teheccüd]:[35]
7. YATSI NAMAZININ SÜNNETİ
“Her ezan ile kamet arasında (isteyenler için) bir namaz (sünnet/nafile) vardır.”
[Kaynak: Buhârî, Ezân]:[14]
8. KÜÇÜK GÜNAHLARIN TEMİZLENMESİ
“Bir müslüman, güzelce abdest alıp farz namazı kılarsa ve o namazında da hiçbir hata işlemezse, o namaz ile ondan önceki namaz arasındaki günahları affedilir (temizlenir).”
[Kaynak: Müslim, Tahâret]:[17]
9. CUMA NAMAZININ İLK SÜNNETİ
İbn Ömer (r.a) anlatır: “Ben Resulullah (s.a.v) ile birlikte, cuma namazından önce iki rekât, cumadan sonra da evinde iki rekât sünnet namazı kıldım.” (Hanefi mezhebinde cuma farzından önce 4, farzdan sonra 4 rekat müekked sünnet kılınır).
[Kaynak: Buhârî, Cum’a]:[39]
10. SÜNNETİ EVDE KILMAK
“Ey insanlar! Namazlarınızı evlerinizde kılınız. Muhakkak ki farz namazlar hariç, kişinin kıldığı en faziletli namaz evinde kıldığı (sünnet ve nafile) namazdır.”
[Kaynak: Buhârî, Ezân]:[81]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Sünnet, padişahın huzuruna çıkmadan evvel üzerine giydiğin edep hırkasıdır. Farzdan evvel sünneti kıl ki; dünya çamuruna batmış kalbin padişahın divanında sırılamasın, manen temizlensin.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim yolumuzda sünneti terk etmek, en büyük edepliği terk etmektir. Farzdan önce sünnet kılan derviş, şeytanın vesvese oklarına karşı kendine manevi bir zırh örmüş olur.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Kıl namazın, ye niyazın / Hakka yetirsin avazın.” Namazın kabulü, peygamberin avazına (sünnetine) uymakla başlar.
– Bizim Yunus
“Dünya işinden aniden çıkıp ‘Allah’u Ekber’ diyen kimsenin kalbi hemen huşûya eremez. Farzdan önceki sünnetler, kalbin dünya meşgalesinden ayrılıp ahiret şuuruna ısınmasını sağlayan manevi duraklardır.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! ‘Farz bana yeter’ deyip sünneti hafif görenlerden olma. Unutma ki kıyamet günü farzlarında çıkan noksanlıkları yamayacak tek sermayen, peygamber sevgisiyle kıldığın o sünnet namazlardır.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. EFENDİMİZİN SABAH SÜNNETİNE HASSASİYETİ
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sabah namazının iki rekât sünnetini o kadar önemserdi ki, seferde, yolculukta, yorgunlukta bile onu asla terk etmezdi. Hatta Hz. Aişe (r.a) Vâlidemiz şöyle der: “Resulullah (s.a.v) nafile namazlar içinde sabah namazının sünnetine verdiği ehemmiyeti başka hiçbir nafileye vermemiştir.” Bir gün ashabıyla seferdeyken yorgunluktan uyuya kalıp güneş doğduktan sonra uyandıklarında, Efendimiz önce sabahın sünnetini kılarak bize o sünnetin ne kadar muazzam bir temizlenme vesilesi olduğunu göstermiştir.
[Kaynak: Buhârî, Teheccüd]:[27]
2. ŞEYTANIN VESVESESİNE KARŞI ZIRH
Bir gün Hz. Ali (r.a) camiye girer girmez hızlıca farz namaza durmak isteyen bir adamı durdurdu ve: “Önce sünneti kıl” dedi. Adam: “Benim vaktim dar, farzı kılayım yeter” deyince Hz. Ali (r.a) o muazzam ölçüyü verdi: “Şeytan seninle namazda savaşmak için kapıda bekliyor. Eğer sen sünneti kılmazsan şeytan bütün gücünü senin farz namazını bozmak ve kalbine vesvese vermek için kullanır. Eğer önce sünneti kılarsan, şeytanın gücünü sünnette kırarsın ve farzını huzurla eda edersin.”
[Kaynak: Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi’]
3. İMAM AZAM’IN SÜNNET EDEBİ
Büyük mezhep imamımız Ebu Hanife (k.s), yatsı namazının farzından önce kılınan gayr-ı müekked (kuvvetli olmayan) dört rekat sünneti bile ömrü boyunca nadiren terk etmiştir. Talebeleri: “Ey İmam, bu sünnet gayr-ı müekkeddir, bazen terk etseniz olmaz mı?” dediklerinde; “Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kez bile kıldığı bir namazı benim gibi günahkâr bir kulun terk etmesi edebe sığar mı? Ben farzlardaki noksanlıklarımdan korktuğum için sünnetlere sımsıkı sarılıyorum” demiştir.
[Kaynak: Hatîb el-Bağdâdî, Târîhu Bağdâd]
4. BİLAL-İ HABEŞİ’NİN (R.A) TAHTİYETÜ’L-MESCİDİ
Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Miraç’tan döndüğünde Bilal-i Habeşi’ye (r.a): “Ey Bilal! Sen İslam’da hangi ameli işledin ki ben cennette önümde senin ayak seslerini işittim?” diye sordu. Hz. Bilal (r.a): “Ya Resulallah, ben her abdest aldığımda mutlaka iki rekât şükür namazı (veya tahiyyetü’l-mescid) kılarım, başka da büyük bir amelim yoktur” dedi. Farz olmayan bir nafile namazın bile kulun kalbini nasıl temizlediği ve onu cennete taşıdığı bu kıssayla sabittir.
[Kaynak: Buhârî, Teheccüd]:[17]
5. ÇARŞI EHLİNİN ÖĞLE SÜNNETİ
Sahabelerden Abdullah bin Mesud (r.a), çarşıda gezerken öğle ezanı okunduğunda dükkan sahiplerinin mallarını bırakıp hemen camiye koştuklarını gördü. Onlar camiye girdiklerinde hemen farza durmazlar, öğlenin dört rekatlık ilk sünnetini uzun uzun kılarlardı. İbn Mesud (r.a) onlara bakıp: “İşte Allah’u Teala‘nın ‘Ticaretin ve alışverişin kendilerini Allah’ı anmaktan alıkoymadığı adamlar’ diye övdüğü kimseler bunlardır. Onlar ticaretin tozunu, öğlenin sünnetiyle yıkayıp kalplerini farza temizliyorlar” demiştir.
[Kaynak: Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr]
Nefis Muhasebesi: Huşû ve İttiba Aynası
(Farzlardan önceki sünnet namazlarına verdiğimiz ehemmiyeti tartmak için soralım)
- Sabah namazının sünneti “dünyadan ve içindekilerden hayırlı” müjdesiyle sabitken; ben tembellik edip camiye son dakika girerek veya evde sünneti atlayarak bu muazzam hayrı elimden kaçırıyor muyum?
- Namazdaki eksikliklerimin kıyamet günü nafilelerle (sünnetlerle) tamamlanacağını bildiğim halde, “nasıl olsa farz değil” diyerek sünnetleri hafifseyip ahiret sermayemi mi küçültüyorum?
- Öğle veya yatsı namazlarında, dünya işlerim, ticaretim veya bir televizyon programı için acele edip sünneti terk ediyor muyum?
- Farza durmadan önce kalbimi dünya meşgalesinden manen temizlemek ve şeytanın vesvesesini kırmak için sünnet namazları bir “ısınma ve edep” durağı olarak görüyor muyum?
- Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) günde 12 rekat sünnet kılana cennette köşk vaat ederken; ben O’na olan muhabbetimi (ittibamı) sünnetlerine sarılarak ispat edebiliyor muyum?
“Nafilelerle Bana Yaklaşan Kulumu Severim…”
“Ey Allah’ım! Seni zikretmek, Sana şükretmek ve Sana en güzel şekilde (sünnetlere tam riayet ederek) ibadet etmek için bana yardım et. (Farz namazlarımızdan evvel kıldığımız sünnetleri kalplerimizi masivadan manen temizlemek için bir vasıta kıl; bizleri namazında huşûyu bulanlardan eyle!)”
[Kaynak: Ebû Dâvûd, Vitir]:[26]
Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Muaz bin Cebel’e (r.a) her namazın ardından mutlaka okumasını tavsiye ettiği, ihlaslı ibadet için Rabbe sığınılan o eşsiz dua.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
اللَّهُمَّ أَعِنِّي عَلَى ذِكْرِكَ، وَشُكْرِكَ، وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ
Okunuşu: Allâhümme aınnî alâ zikrike ve şükrike ve husni ıbâdetik.
“Ey Allah’ım! Seni zikretmek, Sana şükretmek ve Sana en güzel şekilde (sünnetlere tam riayet ederek) ibadet etmek için bana yardım et. (Farz namazlarımızdan evvel kıldığımız sünnetleri kalplerimizi masivadan manen temizlemek için bir vasıta kıl; bizleri namazında huşûyu bulanlardan eyle!)”
[Kaynak: Ebû Dâvûd, Vitir]:[26]
Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Muaz bin Cebel’e (r.a) her namazın ardından mutlaka okumasını tavsiye ettiği, ihlaslı ibadet için Rabbe sığınılan o eşsiz dua.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
