Cumartesi Günü
Nefis Muhasebesi, Pişmanlık ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
MUHASEBE VE MURAKABE VİRDİ
يَا حَسِيبُ يَا رَقِيبُ
“Yâ Hasîb Yâ Rakîb” (Celle Celâlühû)
(Ey kullarının bütün amellerini inceden inceye hesaba çeken, her anı gözetleyip denetleyen Allah’u Teala!)
0
Günlük Hedef: Kalbi Gafletten Temizleyip Nefsi Hesaba Çekmek İçin (100+)
“Ey iman edenler! Allah’u Teala‘dan korkun ve herkes yarına ne hazırladığına baksın…”
[Kaynak: Haşr Sûre-i Şerif’i]:[18]
[Kaynak: Haşr Sûre-i Şerif’i]:[18]
Müminlerin bayramı ve haftanın tacı olan Cuma gününün o nurlu ikliminden sonra gelen Cumartesi günü, manevi bir duraklama, geriye dönüp bakma ve “nefis muhasebesi” (kendini hesaba çekme) günüdür. Koca bir hafta geride kalmış, kâr ve zararlar amel defterine yazılmıştır. Kâmil bir mümin, o büyük kıyamet gününde amelleri şiddetli bir teraziye vurulmadan evvel, bu dünyada kendi terazisini kuran kimsedir. Hatalarından dolayı kalbinde derin bir pişmanlık duymak, işlediği günahları gözyaşlarıyla yıkayarak manen temizlemek ve Allah’u Teala‘nın affına sığınmak aklın en yüce mertebesidir. Şüphesiz ki Allah’u Teala, kulunun “Rabbim, ben ettim Sen affet” nidasını duymaktan hoşnut olur ve samimi bir pişmanlıkla kapısına geleni asla geri çevirmez.
KUR’AN-I KERİM’DEN 10 İLAHİ KELAM (PİŞMANLIK VE TÖVBE)
Nefsi Hesaba Çekmek ve Arınmak
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍ ۖ وَاتَّقُوا اللَّهَ
Okunuşu: Yâ eyyühellezîne âmenüt-tekullâhe vel-tenzur nefsün mâ kaddemet li-ğad; vettekullâh.
1. “Ey iman edenler! Allah’u Teala‘dan korkun ve herkes yarına (ahirete) ne hazırladığına baksın. Allah’u Teala‘dan sakının…”
[Kaynak: Haşr Sûre-i Şerif’i]:[18]
فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ ۞ وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ
Okunuşu: Fe-men ya’mel miskâle zerratin hayran yerah. Ve men ya’mel miskâle zerratin şerran yerah.
2. “Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.”
[Kaynak: Zilzâl Sûre-i Şerif’i]:[7-8]
مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ
Okunuşu: Mâ yelfizu min kavlin illâ ledeyhi rakîbün atîd.
3. “İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.”
[Kaynak: Kâf Sûre-i Şerif’i]:[18]
وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Okunuşu: Ve tûbû ilâllâhi cemîan eyyühel-mü’minûne lealleküm tüflihûn.
4. “…Ey müminler, hep birlikte (kalbinizi günahlardan temizleyerek) Allah’u Teala‘ya tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz.”
[Kaynak: Nûr Sûre-i Şerif’i]:[31]
بَلِ الْإِنْسَانُ عَلَىٰ نَفْسِهِ بَصِيرَةٌ ۞ وَلَوْ أَلْقَىٰ مَعَاذِيرَهُ
Okunuşu: Belil-insânü alâ nefsihî besîrah. Ve lev elkâ meâzîrah.
5. “Hayır, insan kendi nefsine karşı bir şahittir; (kurtulmak için) bütün mazeretlerini ortaya atsa da.”
[Kaynak: Kıyâme Sûre-i Şerif’i]:[14-15]
وَالَّذِينَ إِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً أَوْ ظَلَمُوا أَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللَّهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْ
Okunuşu: Vellezîne izâ fealû fâhişeten ev zalemû enfüsehüm zekerullâhe festağferû li-zünûbihim.
6. “Onlar (muttakiler) çirkin bir iş yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah’u Teala‘yı anarlar ve günahları için bağışlanma dilerler…”
[Kaynak: Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[135]
يَعْلَمُ خَائِنَةَ الْأَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ
Okunuşu: Ya’lemu hâinetel-a’yüni ve mâ tuhfis-sudûr.
7. “Allah’u Teala, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.”
[Kaynak: Mü’min Sûre-i Şerif’i]:[19]
لَا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ
Okunuşu: Lâ yükellifüllâhu nefsen illâ vüs’ahâ; lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet.
8. “Allah’u Teala hiçbir nefse gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, işlediği kötülük de kendi zararınadır…”
[Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[286]
حَتَّىٰ إِذَا ضَاقَتْ عَلَيْهِمُ الْأَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ وَضَاقَتْ عَلَيْهِمْ أَنْفُسُهُمْ وَظَنُّوا أَنْ لَا مَلْجَأَ مِنَ اللَّهِ إِلَّا إِلَيْهِ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ
Okunuşu: Hattâ izâ dâkat aleyhimül-ardu bimâ rahubet ve dâkat aleyhim enfüsühüm ve zannû en lâ melcee minellâhi illâ ileyhi sümme tâbe aleyhim.
9. “…Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmış ve Allah’u Teala‘dan O’na sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra Allah’u Teala tövbelerini kabul etti.”
[Kaynak: Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[118]
إِنَّ اللَّهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُوا مَا بِأَنْفُسِهِمْ
Okunuşu: İnnallâhe lâ yüğayyiru mâ bi-kavmin hattâ yüğayyirû mâ bi-enfüsihim.
10. “Şüphesiz ki bir kavim kendi durumunu (kötülükten arınıp) değiştirmedikçe, Allah’u Teala onların durumunu değiştirmez.”
[Kaynak: Ra’d Sûre-i Şerif’i]:[11]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri
1. AKILLI KİMSENİN VASFI
“Akıllı kimse, nefsini hesaba çeken (kibrini ve günahlarını temizleyen) ve ölümden sonrası için çalışandır. Aciz kimse ise, nefsini heveslerine uydurup sonra da Allah’u Teala‘dan umandır.”
[Kaynak: Tirmizî, Kıyâmet]:[25]
2. HESABA ÇEKİLMEDEN EVVEL
Hz. Ömer’in (r.a) rivayet ettiği ve Efendimizin (s.a.v) öğrettiği şu şuur çok mühimdir: “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz. Amelleriniz tartılmadan önce kendi amellerinizi tartınız.”
[Kaynak: Tirmizî, Kıyâmet]:[25]
3. PİŞMANLIK TÖVBEDİR
“Pişmanlık duymak (kalbin günah ateşiyle sızlaması), tövbenin ta kendisidir.”
[Kaynak: İbn Mâce, Zühd]:[30]
4. HATA İŞLEYENLERİN EN HAYIRLISI
“Her ademoğlu çokça hata işler (günaha düşer). Hata işleyenlerin en hayırlısı ise (hatasını fark edip) çokça tövbe edenlerdir.”
[Kaynak: Tirmizî, Kıyâmet]:[49]
5. KALBİN CİLALANMASI
“Bir kul günah işlediğinde kalbinde siyah bir leke oluşur. Eğer tövbe edip bağışlanma dilerse kalbi cilalanır (o kirden manen temizlenir). Günaha devam ederse o leke büyür ve tüm kalbi kaplar.”
[Kaynak: Tirmizî, Tefsîr]:[83]
6. MÜMİNİN GÜNAHA BAKIŞI
“Mümin, günahını, üzerine düşüverecek bir dağ gibi görür ve korkar. Günaha dalmış kimse ise günahını burnunun ucuna konmuş ve eliyle kışladığı bir sinek gibi ehemmiyetsiz görür.”
[Kaynak: Buhârî, Daavât]:[4]
7. EFENDİMİZİN 100 DEFA İSTİĞFARI
“Ey insanlar! Allah’u Teala‘ya tövbe edip ondan af dileyiniz. Zira ben O’na günde yüz defa tövbe ederim.”
[Kaynak: Müslim, Zikir]:[42]
8. ALLAH’IN TÖVBEYE SEVİNCİ
“Allah’u Teala‘nın, kulunun tövbesine sevinmesi; sizden birinin ıssız çölde yiyecek ve içeceğiyle birlikte devesini kaybedip tam öleceğini beklerken devesini karşısında buluverdiği andaki sevincinden çok daha fazladır.”
[Kaynak: Müslim, Tevbe]:[1]
9. HİÇ GÜNAH İŞLEMEMİŞ GİBİ
“Günahından (ihlasla ve muhasebe ile) tövbe eden kimse, o günahı hiç işlememiş (kalbini kirden tamamen temizlemiş) gibidir.”
[Kaynak: İbn Mâce, Zühd]:[30]
10. CAN BOĞAZA GELMEDEN EVVEL
“Şüphesiz ki Allah’u Teala, can boğaza gelip hırıldamaya başlamadığı müddetçe kulunun tövbesini kabul eder.”
[Kaynak: Tirmizî, Daavât]:[98]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Başkalarının kusurunu aramaktan, kendi nefsini hesaba çekmeye vakit bulamayan insan, en büyük ahmaktır. İçindeki aynayı tövbe beziyle temizle ki, hakikati görebilesin.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim yolumuzda her nefes alışveriş bir muhasebedir. Giren nefes gafletle girdiyse, çıkan nefes istiğfarla çıkmalı ki kalp manen kirlenmesin, temizlensin.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Sen kendini bilmezsen / Ya nice okumaktır.” Nefsini bilmeyen, hatalarıyla yüzleşip pişmanlık duymayanın kıldığı namaz bile eksiktir.
– Bizim Yunus
“Akşam olup yatağına uzandığında, bir tüccarın kâr-zarar hesabı yaptığı gibi kendi nefsini hesaba çek. Bugün hangi organınla günah işledin, hangi organınla şükrettin? Tövbe etmeden uyuma.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Geçmiş haftanın günahlarını, isyanlarını yeni haftaya taşıma. Cumartesi günü otur, boynunu bük ve ‘Ey Allah’ım ben ettim, Sen affet’ diyerek eski defteri tamamen temizle.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. HZ. ÖMER’İN KENDİNİ HESABA ÇEKMESİ
Adaletiyle meşhur Halife Hz. Ömer (r.a), gece çöktüğünde odasına kapanır, eline aldığı bir çubukla kendi ayaklarına vurarak: “Ey Ömer! Bugün Allah’u Teala için ne yaptın? Ey Ömer! Bugün hangi mazlumun hakkını gözettin?” diyerek nefsini şiddetle hesaba çeker ve gözyaşları içinde tövbe ederdi. Koskoca Halife bile ahiret gününden bu kadar korkarak kalbini temizliyorsa, bizlerin gafleti ne büyük bir hüsrandır.
[Kaynak: İbnü’l-Cevzî, Menâkıb-u Ömer]
2. MALİK BİN DİNAR’IN TÖVBESİ
Büyük evliyalardan Malik bin Dinar (k.s), gençliğinde günahlara dalmış bir adamdı. Bir gece rüyasında cehennemi ve peşinden koşan korkunç bir ejderhayı (günahlarını) gördü. Kan ter içinde uyandığında, komşu evden birinin Kur’an okuduğunu işitti: *”İman edenlerin kalplerinin Allah’ın zikriyle ürperip yumuşama zamanı gelmedi mi?”* (Hadîd: 16). Malik bin Dinar ağlayarak: “Geldi Ey Allah’ım, geldi!” dedi ve o an bütün günahlarına tövbe edip kalbini manen temizleyerek zamanın en büyük zahidi oldu.
[Kaynak: Ferîdüddin Attâr, Tezkiretü’l-Evliyâ]
3. HASAN-I BASRİ VE GÜLEN GENÇ
Hasan-ı Basri (k.s) sokakta yürürken kahkahalarla gülen bir gence rastladı. Gence dönüp sordu: “Evlat, Sırat köprüsünü geçtin mi?” Genç: “Hayır” dedi. “Peki cennete mi yoksa cehenneme mi gideceğini kesin olarak biliyor musun?” Genç yine: “Hayır” dedi. Hasan-ı Basri: “O halde bu neyin gülmesidir? Yarın ne olacağın meçhulken kalbini bu kadar gafletle doldurma, tövbeye sarıl.” Genç o andan sonra bir daha boş yere kahkaha atmadı, ömrünü nefis muhasebesiyle geçirdi.
[Kaynak: Gazâlî, İhyâu Ulûmiddîn]
4. DOKSAN DOKUZ KİŞİYİ ÖLDÜREN ADAM
Peygamber Efendimiz (s.a.v) anlatır: Geçmiş ümmetler içinde 99 kişiyi öldüren bir adam pişman olup tövbe etmek istedi. Gittiği bir rahip ona “Senin tövben kabul olmaz” deyince onu da öldürüp 100’e tamamladı. Sonra alim bir zata gitti. Alim: “Seninle Allah’u Teala arasına kim girebilir? Tövben kabul olur ama bu kötü şehri terk et, salih insanların yaşadığı yere git” dedi. Adam yola çıktı, yarı yolda eceli geldi. Kalbi tövbe ve pişmanlıkla dolu olduğu için Allah’u Teala rahmet meleklerine onu cennete almalarını emretti. Pişmanlık, en büyük günahları bile temizler.
[Kaynak: Müslim, Tevbe]:[46]
5. HER GECE HELALLEŞEN SAHABE
Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç gün üst üste “Şimdi kapıdan cennetlik bir adam girecek” buyurdu ve üçünde de aynı sahabe girdi. Abdullah bin Amr (r.a), bu sahabenin ne gizli ameli olduğunu merak edip evinde misafir kaldı lakin gece kalkıp namaz kıldığını görmedi. Sebebini sorduğunda sahabe şöyle dedi: “Benim sizin gördüklerinizden başka amelim yoktur. Ancak ben her gece yatağıma yatarken, kalbimi kin ve nefretten temizlerim, bana haksızlık eden herkese hakkımı helal ederim ve kimseye haset etmeden uyurum.” Nefis muhasebesi onu cennetlik kılmıştı.
[Kaynak: Ahmed bin Hanbel, el-Müsned]
Nefis Muhasebesi: Tövbe ve Vicdan Aynası
(Haftayı geride bırakırken kendi günah defterimizi açıp nefsimize soralım)
- Bu hafta gözümle neye baktım, kulağımla ne işittim, dilimle kimin kalbini kırdım veya gıybetini yaptım diyerek hiç pişmanlık duydum mu?
- Hz. Ömer (r.a) gibi adaletin timsali bir insan bile akşamları kendini sorguya çekerken; ben “Benim kalbim temiz” yalanıyla şeytanın kibrine mi aldanıyorum?
- İşlediğim küçük günahları “Nasıl olsa affedilir” diyerek hafife alıp, o günahların kalbimde siyah bir lekeye dönüşmesine ve beni manen kör etmesine seyirci mi kalıyorum?
- Yatağıma uzandığımda Allah’u Teala‘dan, işlediğim hatalar için samimiyetle bağışlanma diliyor ve kalbimi kin, haset ve düşmanlıktan titizlikle temizliyor muyum?
- “Can boğaza gelmeden” tövbenin kabul olacağını biliyorum; peki ya o canın bu gece boğaza gelmeyeceğine dair elimde bir senedim var mı ki tövbeyi yarına erteliyorum?
“Hesaba Çekilmeden Önce Kendinizi Hesaba Çekiniz…”
“Ey Allah’ım! Benim hatalarımı, cehaletimi, işlerimdeki aşırılıklarımı ve Senin benden daha iyi bildiğin bütün kusurlarımı bağışla. (Haftanın bu gününde nefsimizi muhasebe ederken, kalplerimizi her türlü gizli ve açık kirden manen temizle; bizleri pişmanlıkla Sana dönen ve tövbesi kabul olunan has kullarından eyle!)”
[Kaynak: Buhârî, Daavât]:[60]
Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendi acziyetini itiraf ederek Rabbine sığındığı, nefsi her türlü kibirden arındıran o muazzam istiğfar duası.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي خَطِيئَتِي وَجَهْلِي وَإِسْرَافِي فِي أَمْرِي وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي
Okunuşu: Allâhümmeğfirlî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî emrî ve mâ ente a’lemu bihî minnî.
“Ey Allah’ım! Benim hatalarımı, cehaletimi, işlerimdeki aşırılıklarımı ve Senin benden daha iyi bildiğin bütün kusurlarımı bağışla. (Haftanın bu gününde nefsimizi muhasebe ederken, kalplerimizi her türlü gizli ve açık kirden manen temizle; bizleri pişmanlıkla Sana dönen ve tövbesi kabul olunan has kullarından eyle!)”
[Kaynak: Buhârî, Daavât]:[60]
Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendi acziyetini itiraf ederek Rabbine sığındığı, nefsi her türlü kibirden arındıran o muazzam istiğfar duası.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
