BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Surelerin Özellikleri Serisi

CİN SURESİ

“Harikulade Kur’an ve Gaybın Sırrı”
Anlamı
Cinler
İniş Yeri
Mekke
Ayet Sayısı
28 Ayet
Cüz
29. Cüz
Konusu
Cinler ve Tevhid
Cinlerin Kur’an’a Hayranlığı
Harikulade Bir Ses: Bir grup cin, Peygamberimizi (s.a.v) Kur’an okurken dinlemiş ve kavimlerine dönerek şöyle demişlerdir: “Biz, doğru yola ileten harikulade bir Kur’an dinledik ve ona iman ettik. Artık Rabbimize asla ortak koşmayacağız.” (Cin, 1-2).
İnsanlara Sığınmak: Sure, cahiliye devrinde insanların cinlere sığınarak (korkarak veya medet umarak) aslında onların şımarıklığını ve azgınlığını artırdığını bildirir (Cin, 6).
Bu sure, cinlerin de insanlar gibi irade sahibi, sorumlu varlıklar olduğunu ve gaybı (geleceği) asla bilemeyeceklerini kesin bir dille anlatır.
Surenin Özeti (28 Ayet)
1
Cinlerin İtirafı De ki: “Cinlerden bir grubun Kur’an’ı dinleyip ‘Biz harika bir Kur’an işittik’ dedikleri bana vahyolundu.”
2
Rüşde İleten Kitap “O, doğruya ve güzele (rüşde) iletiyor. Biz de ona iman ettik. Rabbimize kimseyi ortak koşmayacağız.”
3
Allah’ın Şanı “Rabbimizin şanı çok yücedir. O, ne bir eş ne de bir çocuk edinmiştir.”
4
Beyinsizlerin Yalanı “Meğer bizim beyinsizimiz (İblis), Allah hakkında saçma şeyler söylüyormuş.”
5
Yalan Söylemezler Sandık “Biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceğini sanmıştık.”
6
Cinlere Sığınmak İnsanlardan bazı adamlar, cinlerden bazılarına sığınırlardı; bu da cinlerin azgınlığını artırdı.
7
Diriliş İnkarı Onlar da sizin sandığınız gibi, Allah’ın kimseyi diriltmeyeceğini sanmışlardı.
8
Gökyüzü Bekçileri “Biz göğe dokunduk; onu güçlü bekçiler ve alev toplarıyla (şihab) dolu bulduk.”
9
Kulak Hırsızlığı “Önceden dinlemek için oturma yerlerine otururduk. Şimdi kim dinlemeye kalksa, kendini gözleyen bir alev bulur.”
10
Hayır mı, Şer mi? “Yeryüzündekiler için şer mi istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi, bilmiyoruz.”
11
Salihler ve Diğerleri “İçimizde salihler de var, olmayanlar da var. Biz türlü türlü yollara ayrılmışız.”
12
Allah’tan Kaçış Yok “Yeryüzünde Allah’ı asla aciz bırakamayacağımızı ve kaçarak da O’ndan kurtulamayacağımızı anladık.”
13
Hidayete İman “Hidayet rehberini (Kur’an’ı) işitince ona iman ettik. Rabbine inanan, ne hakkının yenmesinden korkar ne de zilletten.”
14
Müslüman ve Zalim “İçimizde Müslümanlar da var, haktan sapan zalimler de. Müslüman olanlar, doğru yolu arayanlardır.”
15
Cehennem Odunu “Haktan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır.”
16
İstikamet ve Rızık “Eğer onlar yolda (İslam’da) dosdoğru olsalardı, onlara bol su (rızık) verirdik.”
17
Ağır Azap “Bu (nimetle) onları denemek için. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, Allah onu gittikçe artan bir azaba sokar.”
18
Mescitler Allah’ındır “Mescitler şüphesiz Allah’ındır. Öyleyse oralarda Allah ile beraber başkasına yalvarmayın.”
19
Allah’ın Kulu (Muhammed) Allah’ın kulu O’na dua etmek için kalktığında, neredeyse (cinler) üzerine çullanacaklardı.
20
Yalnız Rabbime Dua Ederim De ki: “Ben ancak Rabbime dua ederim ve O’na hiç kimseyi ortak koşmam.”
21
Zarar ve Fayda De ki: “Ben size ne bir zarar vermeye, ne de sizi doğru yola iletmeye (kendi gücümle) muktedir değilim.”
22
Sığınak Allah’tır De ki: “Beni Allah’ın azabından kimse kurtaramaz ve ben O’ndan başka bir sığınak da bulamam.”
23
Sadece Tebliğ “Benim görevim, sadece Allah’tan geleni ve O’nun gönderdiklerini tebliğ etmektir.”
24
Yardımcı Kim? Azabı gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve sayısının daha az olduğunu bilecekler.
25
Gaybı Bilmem De ki: “Size vaad edilen (azap) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur, ben bilmem.”
26
Gaybın Sahibi “O, bütün gaybı bilendir; gaybını (seçtiği elçiler dışında) kimseye açmaz.”
27
Seçilmiş Elçiler “Ancak razı olduğu elçilere (gaybın bir kısmını) bildirir. Onların önüne ve arkasına koruyucular koyar.”
28
İlmin Kuşatması “Böylece Rablerinin mesajlarını tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların yanındakini kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır.”
Fazileti ve Hadis-i Şerifler
Peygamberimiz (s.a.v) Nahle vadisinde sabah namazını kıldırırken cinler Kur’an’ı dinlediler. Efendimiz namazı bitirince onlara İslam’ı tebliğ etti ve onlar iman ettiler.
(Buhârî, Tefsir)
“Cinler sizin görmediğiniz yerden sizi görürler” (A’raf 27). Ancak Cin Suresi ile, onların da insanlar gibi sorumlu oldukları ve Kur’an’a tabi olmak zorunda oldukları bildirilmiştir.
(Tefsir Kaynakları)
“Gaybın anahtarları beştir, onları Allah’tan başkası bilmez.” (Lokman Suresi). Cin Suresi de cinlerin, göklerden haber çalamadığını ve gaybı bilmediklerini ispatlar.
(Buhârî, Tevhid)
“Mescitler Allah’ındır” (Cin 18) ayeti hakkında: “Mescitler yeryüzünde Allah’ın evleridir. Oraya giren, Allah’ın misafiridir.”
(Taberânî)
Tevhid Duası (Cin 20)
“Kul innemâ ed’û rabbî ve lâ uşriku bihî ehadâ.”
(De ki: Ben ancak Rabbime dua ederim ve O’na hiç kimseyi ortak koşmam.)
ÂMİN

CİN SURESİ KISSALARI

“Nahle Vadisinde Dinlenen Kur’an ve Cinlerin İmanı”

01

Nahle Vadisindeki Mucize

Ayetler: 1 – 3

Peygamber Efendimiz (s.a.v), Tâif’te taşlanıp hüzünle Mekke’ye dönerken Nahle vadisinde mola verdi ve sabah namazını kıldı. O sırada, Nusaybin cinlerinden bir grup oradan geçiyordu. Peygamberimizin okuduğu Kur’an’ı duyunca durdular ve birbirlerine “Susun!” dediler.

Kur’an’ın tesiriyle kalpleri titredi ve kavimlerine dönerek o tarihi şahitliği yaptılar: “Ey kavmimiz! Biz, doğru yolu gösteren harikulade bir Kur’an dinledik ve ona iman ettik. Artık Rabbimize asla ortak koşmayacağız.” İnsanların taşladığı Peygambere, cinler iman etmişti.

Kıssadan Hisse
Hidayet nasip işidir. Mekke müşrikleri gözleriyle gördükleri halde inanmazken, cinler sadece işiterek teslim olmuşlardır. Kur’an’ın mucizesi, önyargısız dinleyen her kalbi fetheder.
02

Korkuyu Artıran Yanlış

Ayet: 6

Cahiliye devrinde Araplar, ıssız bir vadiye veya tekinsiz bir yere geldiklerinde korkarlar ve yüksek sesle şöyle bağırırlardı: “Bu vadinin efendisine (cinlerin reisine), onun akılsızlarından sığınırım!” Böylece cinlerin onları koruyacağını sanırlardı.

Allah’u Teâlâ, bu davranışın yanlışlığını ve cinlerin aslında insanlardan üstün olmadığını bildirdi: “Doğrusu insanlardan bazı erkekler, cinlerden bazı erkeklere sığınırlardı da, bu durum onların (cinlerin) şımarıklığını ve azgınlığını artırırdı.” Mümin, yaratılmışa değil, sadece Alemlerin Rabbine sığınır.

Kıssadan Hisse
Allah’tan başkasına sığınmak, insanı zillete düşürür; sığınılan varlığı (cin, insan, güç) ise kibirlendirir. Gerçek koruyucu (Hafîz) sadece Allah’tır.
03

Haber Çalmaya Çalışan Şeytanlar

Ayetler: 8 – 9

Peygamberimiz (s.a.v) gönderilmeden önce cinler ve şeytanlar gökyüzünün bazı katlarına çıkar, meleklerin konuşmalarından geleceğe dair yarım yamalak bilgiler çalar ve bunları kâhinlere (içine yalan katarak) ulaştırırlardı.

Ancak Hz. Muhammed’in (s.a.v) risaletiyle birlikte gökyüzü “güçlü bekçiler ve alev toplarıyla (şihab)” koruma altına alındı. Cinler bunu şöyle itiraf etti: “Biz göğe dokunduk, onu sert bekçilerle ve alev toplarıyla dolu bulduk. Eskiden dinlemek için oturma yerlerine otururduk; ama şimdi kim dinlemeye kalksa, kendini gözetleyen bir alev topu buluyor.”

04

“Mescitler Allah’ındır”

Ayet: 18

Cinler, insanların mescitlerde Allah’tan başkasına (putlara veya liderlere) dua ettiğini veya oralarda dünya kelamı konuştuklarını görüyorlardı. Allah’u Teâlâ, ibadetin merkezini belirleyen o kesin hükmü indirdi:

“Şüphesiz mescitler Allah’ındır. O halde Allah ile birlikte başka hiç kimseye dua etmeyin (yalvarmayın).”

Bu ayet, camilerin sadece Allah’a ibadet edilen, şirkten ve dünyevi menfaatlerden arındırılmış mekanlar olması gerektiğini vurgular.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler