CİN SURESİ
(De ki: Ben ancak Rabbime dua ederim ve O’na hiç kimseyi ortak koşmam.)
CİN SURESİ KISSALARI
“Nahle Vadisinde Dinlenen Kur’an ve Cinlerin İmanı”
Nahle Vadisindeki Mucize
Ayetler: 1 – 3Peygamber Efendimiz (s.a.v), Tâif’te taşlanıp hüzünle Mekke’ye dönerken Nahle vadisinde mola verdi ve sabah namazını kıldı. O sırada, Nusaybin cinlerinden bir grup oradan geçiyordu. Peygamberimizin okuduğu Kur’an’ı duyunca durdular ve birbirlerine “Susun!” dediler.
Kur’an’ın tesiriyle kalpleri titredi ve kavimlerine dönerek o tarihi şahitliği yaptılar: “Ey kavmimiz! Biz, doğru yolu gösteren harikulade bir Kur’an dinledik ve ona iman ettik. Artık Rabbimize asla ortak koşmayacağız.” İnsanların taşladığı Peygambere, cinler iman etmişti.
Korkuyu Artıran Yanlış
Ayet: 6Cahiliye devrinde Araplar, ıssız bir vadiye veya tekinsiz bir yere geldiklerinde korkarlar ve yüksek sesle şöyle bağırırlardı: “Bu vadinin efendisine (cinlerin reisine), onun akılsızlarından sığınırım!” Böylece cinlerin onları koruyacağını sanırlardı.
Allah’u Teâlâ, bu davranışın yanlışlığını ve cinlerin aslında insanlardan üstün olmadığını bildirdi: “Doğrusu insanlardan bazı erkekler, cinlerden bazı erkeklere sığınırlardı da, bu durum onların (cinlerin) şımarıklığını ve azgınlığını artırırdı.” Mümin, yaratılmışa değil, sadece Alemlerin Rabbine sığınır.
Haber Çalmaya Çalışan Şeytanlar
Ayetler: 8 – 9Peygamberimiz (s.a.v) gönderilmeden önce cinler ve şeytanlar gökyüzünün bazı katlarına çıkar, meleklerin konuşmalarından geleceğe dair yarım yamalak bilgiler çalar ve bunları kâhinlere (içine yalan katarak) ulaştırırlardı.
Ancak Hz. Muhammed’in (s.a.v) risaletiyle birlikte gökyüzü “güçlü bekçiler ve alev toplarıyla (şihab)” koruma altına alındı. Cinler bunu şöyle itiraf etti: “Biz göğe dokunduk, onu sert bekçilerle ve alev toplarıyla dolu bulduk. Eskiden dinlemek için oturma yerlerine otururduk; ama şimdi kim dinlemeye kalksa, kendini gözetleyen bir alev topu buluyor.”
“Mescitler Allah’ındır”
Ayet: 18Cinler, insanların mescitlerde Allah’tan başkasına (putlara veya liderlere) dua ettiğini veya oralarda dünya kelamı konuştuklarını görüyorlardı. Allah’u Teâlâ, ibadetin merkezini belirleyen o kesin hükmü indirdi:
“Şüphesiz mescitler Allah’ındır. O halde Allah ile birlikte başka hiç kimseye dua etmeyin (yalvarmayın).”
Bu ayet, camilerin sadece Allah’a ibadet edilen, şirkten ve dünyevi menfaatlerden arındırılmış mekanlar olması gerektiğini vurgular.
