BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

Cihadın Kalbi

İnsanların En Kahramanı ve Ruhun Temizlenmesi
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: KUVVET VE CESARET ZİKRİ
يَا قَوِيُّ يَا مَتِينُ
“Yâ Kaviyy Yâ Metîn”
(Ey mutlak güç ve sarsılmaz kuvvet sahibi olan, düşmanlarını mağlup eden Allah’ım!)
0
Günlük Hedef: Kalbi Rehavetten Temizleyip Cihad Ruhu İstemek İçin (100+)
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
“Muhammed’in nefsini kudret elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmeyi, sonra tekrar savaşıp öldürülmeyi, sonra tekrar savaşıp öldürülmeyi ne kadar isterdim.”
(Buhârî – Müslim)
Hz. Ali (radiyallahu anh) Efendimiz’in buyurduğu gibi: “Bedir günü savaş kızıştığı zaman Resulullah Aleyhisselâm’a sığınmıştık. O gün insanların en cesaretlisi ve en kahramanı O idi.” Bize düşen de, o en büyük kahramanın, canını ve malını seve seve feda eden Ashâb-ı kiramın izinden gitmektir. Lakin bugün herkes istirahata alışmış, dünya zevklerine dalmış ve o şanlı cihad ruhu azalmıştır. Fakat bu milletin genlerinde, atalarından gelen sarsılmaz bir cihad ruhu ve Allah’ın Resulüne derin bir sevgi yatmaktadır. Bu küllenen koru tekrar alevlendirmek, kalpleri korkaklıktan ve dünya muhabbetinden manen temizleyerek bu aşkı diriltmek şarttır. Zira bir milletin cihad ruhu olmazsa, o millet erir ve esaret altında kaybolur. O ruh içimizde vardır; yeter ki onu diri tutmasını bilelim.
KUR’AN-I KERİM’DE CİHAD VE ŞEHADET
Allah Yolunda Çarpışanlar بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Bismillâhirrahmânirrahîm
إِنَّ اللَّهَ اشْتَرَىٰ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنْفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ بِأَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ ۚ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ Okunuşu: İnnallâheşterâ minel-mü’minîne enfüsehüm ve emvâlehüm bi-enne lehümül-cenneh; yükâtilûne fî sebîlillâhi fe-yaktülûne ve yuktelûn. 1. “Şüphesiz Allah’u Teala, müminlerden canlarını ve mallarını, karşılığında onlara cenneti vermek üzere satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler (şehit olurlar).” [Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[111]
إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِهِ صَفًّا كَأَنَّهُمْ بُنْيَانٌ مَرْصُوصٌ Okunuşu: İnnallâhe yühibbüllezîne yükâtilûne fî sebîlihî saffen ke-ennehüm bünyânün mersûs. 2. “Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki kurşunla kaynatılmış (kenetlenmiş) sağlam ve sarsılmaz binalar gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.” [Saff Sûre-i Şerif’i]:[4]
وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَمْوَاتًا ۚ بَلْ أَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ Okunuşu: Ve lâ tahsebennelezîne kutilû fî sebîlillâhi emvâtâ; bel ahyâün ınde rabbihim yürzekûn. 3. “Allah yolunda öldürülenleri (şehitleri) sakın ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler ve Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar.” [Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[169]
كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْ ۖ وَعَسَىٰ أَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ Okunuşu: Kütibe aleykümül-kıtâlü ve hüve kürhün leküm; ve asâ en tekrahû şey’en ve hüve hayrun leküm. 4. “Savaş (cihad) size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez (ağır gelir). Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için (aslında ebedi) hayırlıdır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” [Bakara Sûre-i Şerif’i]:[216]
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ Okunuşu: Yâ eyyühellezîne âmenû in tensurullâhe yensurküm ve yüsebbit akdâmeküm. 5. “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a (O’nun dinine ve davasına cihadla) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı (savaş meydanında) sağlam bastırır.” [Muhammed Sûre-i Şerif’i]:[7]
انْفِرُوا خِفَافًا وَثِقَالًا وَجَاهِدُوا بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنْفُسِكُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ۚ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ Okunuşu: İnfirû hıfâfen ve sikalen ve câhidû bi-emvâliküm ve enfüsiküm fî sebîlillâh; zâliküm hayrun leküm in küntüm ta’lemûn. 6. “Gerek hafif silahlı (ve bekar) olarak, gerek ağır silahlı (ve evli) olarak hep birlikte (cihada) çıkın. Mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.” [Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[41]
وَأَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدُوَّ اللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ Okunuşu: Ve eıddû lehüm mesteta’tüm min kuvvetin ve min ribâtıl-hayli türhibûne bihî adüvvellâhi ve adüvveküm. 7. “Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları (tanklar, silahlar) hazırlayın ki; bununla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı korkutasınız (caydırasınız).” [Enfâl Sûre-i Şerif’i]:[60]
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِنِينَ عَلَى الْقِتَالِ Okunuşu: Yâ eyyühen-nebiyyü harridıl-mü’minîne alel-kıtâl. 8. “Ey Peygamber! Müminleri savaşa (cihada ve o büyük kahramanlığa) teşvik et (kışkırt, kalplerini o ruhla doldur).” [Enfâl Sûre-i Şerif’i]:[65]
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا مَا لَكُمْ إِذَا قِيلَ لَكُمُ انْفِرُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ اثَّاقَلْتُمْ إِلَى الْأَرْضِ Okunuşu: Yâ eyyühellezîne âmenû mâ leküm izâ kîle lekümünfirû fî sebîlillâhissâkaltüm ilel-ard. 9. “Ey iman edenler! Size ne oldu ki, ‘Allah yolunda savaşa (cihada) çıkın’ denildiği zaman, yere çakılıp kaldınız (rahat ve istirahatinize daldınız)? Ahireti bırakıp dünya hayatına mı razı oldunuz?” [Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[38]
إِلَّا تَنْفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا أَلِيمًا وَيَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْئًا Okunuşu: İllâ tenfirû yüazzibküm azâben elîmen ve yestabdil kavmen ğayraküm ve lâ tedurrûhü şey’â. 10. “Eğer (cihada) çıkmazsanız, Allah size elem dolu bir azapla azap eder ve yerinize başka bir kavim getirir (cihad sancağını onlara verir). Siz Allah’a hiçbir zarar veremezsiniz.” [Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[39]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri
1. PEYGAMBERİN ŞEHADET ARZUSU “Muhammed’in nefsini kudret elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmeyi, sonra tekrar diriltilip savaşıp öldürülmeyi, sonra tekrar savaşıp öldürülmeyi ne kadar isterdim.”
[Buhârî, Cihâd]:[7]
2. BEDİR’DEKİ EN KAHRAMAN Hz. Ali (r.a) anlatıyor: “Bedir günü savaş kızıştığı zaman Resulullah Aleyhisselâm’a sığınmıştık. O gün insanların en cesaretlisi ve en kahramanı o idi. Müşriklerin saflarına ondan daha yakın olan bir kimse yoktu.”
[Ahmed b. Hanbel, Müsned]:[1/86]
3. CENNET KILIÇLARIN GÖLGESİNDEDİR “Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin, Allah’tan afiyet dileyin. Fakat onlarla (savaş meydanında) karşılaştığınız zaman da (aslanlar gibi) sabredin (sebat edin) ve bilin ki; cennet kılıçların gölgeleri altındadır!”
[Buhârî, Cihâd]:[112]
4. CİHADI TERK EDENİN ZİLLETİ “Siz cihadı terk edip (dünyalık) ticaretle uğraştığınız ve ineklerin kuyruğuna yapışıp (sadece ziraata) daldığınız zaman, Allah üzerinize öyle bir zillet indirir ki, dininize (cihad ruhuna) dönmedikçe o zilleti üzerinizden kaldırmaz!”
[Ebû Dâvûd, Büyû’]:[54]
5. CİHAD NİYETİ TAŞIMAYANIN ÖLÜMÜ “Kim (ömrü boyunca) hiç cihad etmeden veya nefsinden cihad etme arzusunu (şehadet aşkını) hiç geçirmeden (korkakça) ölürse, münafıklıktan bir şube (parça) üzerine ölmüş olur.” (Kalbi nifaktan temizlemek için cihad ruhu şarttır).
[Müslim, İmâre]:[158]
6. ŞEHİDİN BÜTÜN GÜNAHLARI TEMİZLENİR “Şehidin, borç (kul hakkı) dışındaki bütün günahları (dökülen ilk kanıyla birlikte) bağışlanır (ve tamamen manen temizlenir).”
[Müslim, İmâre]:[119]
7. NÖBET TUTANIN FAZİLETİ “Allah yolunda (hudutta) bir gün ve bir gece nöbet tutmak (ribat), bir ay gündüzleri oruç tutup geceleri namaz kılmaktan daha hayırlıdır. Şayet nöbette ölürse, ameli(nin sevabı) kıyamete kadar devam eder ve kabir fitnesinden güvende olur.”
[Müslim, İmâre]:[163]
8. TOZLANAN AYAKLAR “Allah yolunda (cihad ederken) ayakları tozlanan bir kula, Allah’u Teala cehennem ateşini haram kılmıştır.”
[Buhârî, Cihâd]:[16]
9. EN FAZİLETLİ MÜMİN KİMDİR? Sahabeler “Hangi mümin daha faziletlidir?” diye sorunca Efendimiz: “Canıyla ve malıyla Allah yolunda cihad eden mümindir!” buyurdu.
[Buhârî, Cihâd]:[2]
10. ATICILIK VE KUVVET (GAYRET) Efendimiz (s.a.v) minberde ‘Onlara karşı gücünüz yettiğince kuvvet hazırlayın’ ayetini okuduktan sonra üç defa şöyle buyurdu: “Dikkat edin, kuvvet atıcılıktır! Kuvvet atıcılıktır (silah ve mermi atışıdır)! Kuvvet atıcılıktır!”
[Müslim, İmâre]:[167]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Cihad iki türlüdür; biri kılıçla düşmana, diğeri zikirle nefsine karşıdır. Nefsini (Kibrini) temizlemeyen adamın kılıcı kördür, düşmanı değil sadece kendi ahiretini keser.”
– Hz. Mevlânâ
“Bir dervişin postu sadece dergâhta değildir. Vatan tehlikeye düştüğünde o postu cepheye sermeyen, o cihad ruhunu diriltmeyen adam hakikat yolunun yalnızıdır.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Erenler meydanında kılıç çalmayan yiğit / Ahirette boynunu büker melül melül.” Meydan, yiğidin canını ve malını feda ettiği o aşk yeridir.
– Bizim Yunus
“Ölümden korkup yatağında saklanan adam, aslında şeytanın esiridir. Çünkü şehadet aşıklarının bir anlık can verişi, yatakta ölenin yıllarca çektiği hastalıktan çok daha lezzetlidir.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Rahata ve lükse alışan bedenden cihad ruhu beklemek, kuruyan dereden su beklemektir. Ruhunu o rehavetten temizle ki, atalarının şanlı kanı damarlarında yeniden alevlensin!”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. BEDİR’DE İKİ GENÇ: MUAZ VE MUAVVİZ (R.A) Bedir Savaşı başladığında sahabeden Abdurrahman bin Avf’ın (r.a) sağında ve solunda gencecik iki çocuk duruyordu. Biri eğilip sordu: “Amca, Ebu Cehil kimdir? Annem onun Resulullah’a zulmettiğini söyledi, Allah’a yemin ederim ki onu bulursam ya o ölecek ya ben!” Diğer çocuk da aynı yeminle sordu. Savaş kızıştığında Abdurrahman (r.a) onlara Ebu Cehil’i gösterdi. O iki gencecik aslan parçası (Muaz ve Muavviz), Kureyş’in o koca ordusunu yararak Ebu Cehil’in atının ayaklarını kestiler ve onu yere serdiler. Bu milletin gönlündeki o sarsılmaz aşk, gençlerin kılıçlarındaki bu cihad ruhudur.
[Kaynak: Buhârî, Meğâzî]:[10]
2. UHUD’DA ENES BİN NADR’IN (R.A) ŞEHADET AŞKI Uhud Savaşı’nda “Peygamber öldürüldü” şayiası yayılınca bazı sahabeler kılıçlarını bırakıp yere oturmuşlardı. Enes bin Nadr (r.a) onların yanından geçerken: “Ne oturuyorsunuz! Muhammed (s.a.v) öldüyse, O’nun Rabbi diridir. Kalkın ve O’nun öldüğü uğurda siz de ölün!” diye haykırdı. Sonra kılıcını çekip düşman saflarına tek başına daldı ve: “Vallahi ben Uhud dağının arkasından cennetin kokusunu alıyorum!” diyerek çarpıştı. Savaştan sonra bedeni bulunduğunda üzerinde seksenden fazla kılıç ve ok yarası vardı; kız kardeşi onu ancak parmak uçlarından tanıyabildi.
[Kaynak: Buhârî, Cihâd]:[12]
3. HZ. ALİ’NİN (R.A) NEFSİNİ CİHADDAN TEMİZLEMESİ Hz. Ali (r.a) bir savaşta azılı bir müşriği alt etmiş, kılıcını kaldırmış tam boynunu vuracakken müşrik onun mübarek yüzüne tükürmüştü. Hz. Ali (r.a) o an kılıcını indirdi ve adamı öldürmekten vazgeçti. Müşrik şaşkınlıkla “Beni neden bıraktın?” diye sorunca, o İslam’ın büyük kahramanı şu muazzam cevabı verdi: “Ben seninle Allah rızası (cihad) için savaşıyordum. Sen yüzüme tükürünce içime kendi nefsimin öfkesi karıştı. Ben nefsimin öfkesiyle seni kesip de o pak cihadımı kirletmekten Allah’a sığınırım!” Kılıçtan önce kalbini temizlemek, asıl kahramanlıktır.
[Kaynak: Rûmî, Mesnevî]
4. HANZALA’NIN (R.A) MELEKLER TARAFINDAN YIKANMASI Hz. Hanzala (r.a), evlendiği gecenin sabahında “El-Cihad!” nidasını duymuştu. Cihad aşkı o kadar ağır bastı ki, boy abdesti (gusül) alacak zamanı bile bulamadan kılıcını kuşanıp Uhud meydanına fırladı ve orada aslanlar gibi savaşarak şehit düştü. Savaş bittiğinde Peygamberimiz efendimiz (s.a.v) onun naaşına bakıp: “Ben Hanzala’yı yerle gök arasında, gümüş tepsiler içinde meleklerin (cennet suyuyla) yıkadığını görüyorum!” buyurdu. Cihad çağrısına icabet edenin bedenini bile melekler temizler.
[Kaynak: İbn Hişâm, es-Sîretü’n-Nebeviyye]
5. ÇANAKKALE’DE YENİDEN DİRİLEN O RUH Hz. Peygamberin (s.a.v) Bedir’de yaktığı o cihad ateşi, asırlar sonra Çanakkale’de ve Kutü’l-Ammare’de Seyit Onbaşıların, kınalı kuzuların yüreğinde yeniden parlamıştı. 250 kiloluk mermiyi “Ya Allah, Bismillah!” diyerek sırtlanan o kahramanlık, kuru bir etin gücü değil, kalbi ölüm korkusundan tertemiz olmuş sarsılmaz bir imanın tecellisiydi. O ruh bugün de var; ama küllerinden üflenip diri tutulmaya muhtaç.
[Milli ve Manevi Tarih, Çanakkale Destanı]
Nefis Muhasebesi: Cihad ve Cesaret Aynası
(İstirahata alışan ruhumuzu ve kalbimizi tartmak için soralım)
  • Resulullah (s.a.v) Allah yolunda defalarca ölüp dirilmeyi arzu ederken; ben “şu borcum bitsin, şu malımı da alayım” diyerek dünyaya sülük gibi yapışıp o şanlı cihad ruhunu (şehadet aşkını) unuttum mu?
  • Bugün etrafımdaki gençler ve ailem dininden uzaklaşırken; ben onları irşad etmek (manevi cihad) yerine, televizyon ve internetin konforunda rahatımı bozmadan mı oturuyorum?
  • “Cihadı terk eden zillete düşer” hadisini bildiğim halde, İslam coğrafyası kan ağlarken bir dua etmeyi veya bir boykot yapmayı bile “nefesime ağır geldiği için” terk mi ediyorum?
  • Ecdadım bir hilal uğruna kanını feda ederken; ben kalbimi namertlikten ve korkaklıktan temizleyip hakkı (dini, namusu, vatanı) savunabilecek bir cesarete sahip miyim?
  • Hz. Ali gibi düşmana kılıç sallarken bile “Allah için mi yoksa kendi nefsimin kibri için mi vuruyorum?” diyerek niyetimi manen arındırabiliyor muyum?
“O Ruh Var! Ama Diri Tutmamız Lâzım…”
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ وَالْبُخْلِ
Okunuşu: Allâhümme innî eûzü bike minel-hemmi vel-hazen, ve eûzü bike minel-aczi vel-kesel, ve eûzü bike minel-cübni vel-buhl. “Allah’ım! Kederden ve üzüntüden Sana sığınırım. Acizlikten ve tembellikten (cihadı terk edip rehavete düşmekten) Sana sığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten (canımı ve malımı Senin yolunda feda edememekten kalbimi manen temizleyerek) Sana sığınırım!”
([Buhârî, Daavât]:[40] / Peygamber Efendimizin (s.a.v), ümmetinin üzerine çöken o istirahat ve dünya sevgisi illetinden kurtulup kalbi yeniden cesaret ve cihad ruhuyla doldurmak için bizzat okuduğu o muazzam yiğitlik duası)

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler