BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

Cennet Ehlinin Sohbeti

Hüznün Bittiği, Selamın Başladığı Yer
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: CENNETLİKLERİN ŞÜKRÜ
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَذْهَبَ عَنَّا الْحَزَنَ
“Elhamdülillâhillezî ezhebe annel-hazen.”
(Bizden hüznü/üzüntüyü gideren Allah’a hamdolsun.)
0
Günlük Hedef: 33 Adet (Şükür Niyetiyle)
Bismillâhirrahmânirrahîm Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
“Göğüslerindeki kini söküp atmışızdır. Kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşılıklıdırlar.” (Hicr, 47)
Cennet, kalplerin her türlü kirden ve yorgunluktan temizlendiği yerdir. Orada dedikodu, korku ve yalan yoktur; sadece “Selam” ve sonsuz bir huzur vardır.
CENNETTEN KUR’AN’A YANSIYAN SÖZLER
Şükür, Selam ve Ebedi Kardeşlik
وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَذْهَبَ عَنَّا الْحَزَنَ ۖ إِنَّ رَبَّنَا لَغَفُورٌ شَكُورٌ Okunuşu: Ve kâlül-hamdü lillâhillezî ezhebe annel-hazen; inne rabbenâ legafûrun şekûr. 1. “Derler ki: ‘Bizden hüznü (dünyanın dert ve endişesini) gideren Allah’a hamdolsun. Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.'” (Fâtır Suresi, 34)
وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي صَدَقَنَا وَعْدَهُ وَأَوْرَثَنَا الْأَرْضَ نَتَبَوَّأُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَاءُ Okunuşu: Ve kâlül-hamdü lillâhillezî sadekanâ va’dehû ve evrasenel-arda netebevveü minel-cenneti haysü neşâ’. 2. “(Cennete girince) Şöyle derler: ‘Bize verdiği sözü yerine getiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah’a hamdolsun.'” (Zümer Suresi, 74)
وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَاءَلُونَ ۞ قَالُوا إِنَّا كُنَّا قَبْلُ فِي أَهْلِنَا مُشْفِقِينَ Okunuşu: Ve akbele ba’duhüm alâ ba’dın yetesâelûn. Kâlû innâ künnâ kablü fî ehlinâ müşfikîn. 3. “Birbirlerine dönüp (dünya hallerini) sorarlar. Derler ki: ‘Gerçekten biz daha önce, ailemiz (ve yakınlarımız) içinde yaşarken (Allah’ın azabından) korkarak titrerdik.'” (Tûr Suresi, 25-26)
فَمَنَّ اللَّهُ عَلَيْنَا وَوَقَانَا عَذَابَ السَّمُومِ Okunuşu: Fe-mennallâhu aleynâ ve vekânâ azâbes-semûm. 4. “(Sohbetlerine şöyle devam ederler): ‘Allah bize lütfetti de bizi o iliklere işleyen cehennem azabından korudu.'” (Tûr Suresi, 27)
دَعْوَاهُمْ فِيهَا سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَامٌ ۚ وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ Okunuşu: Da’vâhüm fîhâ sübhânekellâhümme ve tehiyyetühüm fîhâ selâm; ve âhıru da’vâhüm enil-hamdü lillâhi rabbil-âlemîn. 5. “Onların oradaki duaları ‘Sübhansın (Eksikliklerden uzaksın) Allah’ım!’, aralarındaki selamlaşmaları ‘Selâm’ ve dualarının sonu da ‘Âlemlerin Rabbi Allah’a hamdolsun’ sözüdür.” (Yûnus Suresi, 10)
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا ۞ إِلَّا قِيلًا سَلَامًا سَلَامًا Okunuşu: Lâ yesmeûne fîhâ lağven ve lâ te’sîmâ. İllâ kîlen selâmen selâmâ. 6. “Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler. Söylenen, yalnızca ‘Selam, selam’dır.” (Vâkıa Suresi, 25-26)
وَنَزَعْنَا مَا فِي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ إِخْوَانًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُتَقَابِلِينَ Okunuşu: Ve neza’nâ mâ fî sudûrihim min gıllin ihvânen alâ sürürin mütekâbilîn. 7. “Biz onların göğüslerindeki her türlü kini söküp atmışızdır. Onlar, karşılıklı tahtlar üzerinde oturan kardeşlerdir.” (Hicr Suresi, 47)
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي هَدَانَا لِهَٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلَا أَنْ هَدَانَا اللَّهُ Okunuşu: Elhamdülillâhillezî hedânâ lihâzâ ve mâ künnâ linohtediye lev-lâ en hedânallâh. 8. “Derler ki: ‘Bizi bu (cennet) yoluna ileten Allah’a hamdolsun. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi, biz kendi kendimize doğru yolu bulamazdık.'” (A’râf Suresi, 43)
سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ ۚ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِ Okunuşu: Selâmün aleyküm bimâ sabertüm; feni’me ukbed-dâr. 9. “(Melekler her kapıdan yanlarına girip derler ki): Sabrettiğiniz için size selam olsun! Ahiret yurdu (cennet) ne güzeldir!” (Ra’d Suresi, 24)
لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَجِينَ Okunuşu: Lâ yemessühüm fîhâ nasabün ve mâ hüm minhâ bimuhrecîn. 10. “Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.” (Hicr Suresi, 48)
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Efendimiz’in (s.a.v) Dilinden
1. TEK BİR KALP GİBİ “Cennet ehlinin ahlakı bir tek adamın ahlakı gibidir, kalpleri de tek bir adamın kalbi gibidir. Aralarında hiçbir ihtilaf, kin ve haset yoktur. Sabah akşam Rablerini tesbih ederler.”
[Buhârî, Enbiyâ, 1]
2. ÖLÜMÜN KESİLMESİ “Cennetlikler cennete girince bir münadi şöyle seslenir: ‘Şüphesiz sizin için burada ebedi yaşamak vardır, artık hiç ölmeyeceksiniz. Hep sağlıklı olacaksınız, hiç hastalanmayacaksınız. Hep genç kalacaksınız, hiç yaşlanmayacaksınız.'”
[Müslim, Cennet, 22]
3. CENNET PAZARLARI (SOHBET YERLERİ) “Cennette pazar (toplanma) yerleri vardır. Her cuma oraya gelirler. Kuzey rüzgarı eser, yüzlerine ve elbiselerine güzel kokular saçar. Güzellikleri daha da artar. Ailelerine döndüklerinde eşleri onlara: ‘Vallahi bizden ayrıldıktan sonra güzelliğinize güzellik katılmış’ derler.”
[Müslim, Cennet, 13]
4. EN BÜYÜK NİMET: RIZA “Allah, cennet ehline: ‘Ey cennet ehli!’ diye seslenir. Onlar: ‘Buyur ey Rabbimiz, emirlerine amadeyiz!’ derler. Allah: ‘Razı oldunuz mu?’ diye sorar. ‘Nasıl razı olmayalım? Yaratıklarından kimseye vermediğini bize verdin.’ derler. Allah: ‘Bundan daha üstününü vereyim; size rızamı (hoşnutluğumu) helal kılıyorum, artık size ebediyen darılmayacağım’ buyurur.”
[Buhârî, Rikâk, 51]
5. CEMALULLAH’I SEYRETMEK “Siz şu dolunayı birbirinizi itip kakmadan rahatça gördüğünüz gibi, Rabbinizi de kıyamet gününde (cennette) öyle net ve rahatça göreceksiniz.”
[Buhârî, Mevâkît, 16]
6. DÜNYAYI HATIRLAMAK “Cennetliklerden iki dost karşılaştıklarında biri diğerine: ‘Ey kardeşim! Allah’ın bizi ne zaman affettiğini hatırlıyor musun?’ der. Diğeri: ‘Evet, falan mescitte (veya mecliste) Allah’a yalvarmıştık da O bizi orada bağışlamıştı’ diye cevap verir.”
[İhyâ-u Ulûmiddîn / Hadis Şerhi]
7. KÖŞKLERDEN SESLENİŞ “Cennette öyle şeffaf köşkler vardır ki, içi dışından, dışı içinden görünür.” Sahabe: “Bunlar kimindir?” diye sordu. Efendimiz: “Sözü güzel (ve nazik) olan, yemek yediren, oruca devam eden ve insanlar uyurken gece namazı kılanlar içindir” buyurdu.
[Tirmizî, Birr, 53]
8. KISKANÇLIĞIN TEMİZLENMESİ “(Cennete girmeden önce) Müminler sırat köprüsünü geçince cennet ile cehennem arasındaki bir köprüde durdurulurlar. Dünyada aralarında olan haksızlıklar için helalleşip (kalpleri kinlerden) temizlendikten sonra cennete girmelerine izin verilir.”
[Buhârî, Mezâlim, 1]
9. EN DÜŞÜK MAKAM “Cennet ehlinin en alt derecesinde olan kişinin… hizmetçileri etrafında pervane döner. O kişi tahtına oturur ve en uzaktaki dostunu en yakındaki gibi görür ve onunla sohbet eder.”
[Tirmizî, Cennet, 17]
10. ARŞIN GÖLGESİNDEKİ SOHBET “Allah Teala kıyamet günü şöyle buyurur: ‘Benim rızam için birbirini sevenler nerede? Bugün, benim gölgemden başka hiçbir gölgenin olmadığı şu günde, onları kendi gölgemde (Arş’ın gölgesinde) gölgelendireceğim.'”
[Müslim, Birr, 37]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Cennet cennet dedikleri, birkaç köşkle birkaç huri. İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni.” (En büyük cennet nimeti Allah’ın rızası ve cemalidir).
– Yunus Emre
“Dünyada iken Allah ile konuşan (zikreden, namaz kılan), ahirette de Allah ile konuşma şerefine erer.”
– İmam-ı Rabbânî
“El-Câr sümme’d-dâr (Önce komşu, sonra ev). Ben cenneti değil, cennetin sahibine (Câr) komşu olmayı diliyorum.”
– Râbia el-Adeviyye
“Dünyada birbirini Allah için sevenlerin cennetteki sohbeti, melekleri bile imrendirir.”
– Abdülkadir Geylânî
“Cennetteki ‘Şeb-i Arus’ (Düğün Gecesi) vuslat anıdır. Orada artık ayrılık lafzı edilmez, ebedi selamete erilmez.”
– Hz. Mevlânâ
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. HZ. BİLAL’İN AYAK SESLERİ Peygamberimiz (s.a.v) Mirac’dan dönünce Hz. Bilal’e sordu: “Ey Bilal! İslam’da yaptığın en faziletli amel nedir? Zira ben cennette önümde senin ayak seslerini duydum.” Hz. Bilal: “Ya Resulallah, her abdest bozuluşunda mutlaka yeni abdest alır ve ardından (şükür için) iki rekat namaz kılarım. Başka özel bir amelim yoktur.” Dünyadaki sessiz ibadet, cennette ayak sesi olur.
[Kaynak: Buhârî, Teheccüd, 17]
2. YAŞLI KADINA MÜJDE Yaşlı bir kadın Efendimiz’e (s.a.v) gelerek, “Ya Resulallah, Allah’a dua et beni cennetine koysun” dedi. Efendimiz (latife yaparak): “Ey anne! Yaşlı kadınlar cennete giremez” buyurdu. Kadın ağlayarak dönüp giderken Efendimiz onu çağırttı ve tebessümle açıkladı: “Cennete yaşlı olarak değil, Allah hepinizi gencecik kızlar olarak diriltecek ve öyle gireceksiniz.”
[Kaynak: Tirmizî, Şemâil]
3. EN SON CENNETE GİREN ADAM Cehennemden en son çıkıp cennete en son giren adam, cehennem kapısından kurtulunca dönüp arkasına bakar ve: “Beni senden kurtaran Allah’a hamdolsun” der. Allah ona “Cennete gir” der. Adam, “Ya Rabbi, cennet dolmuş, bana yer kalmamış” der. Allah ona, “Sana dünya kadar ve dünyanın on katı kadar yer verdim, razı mısın?” der. Adam şaşkınlıkla: “Ya Rabbi, Sen Alemlerin Rabbisin, benimle alay mı ediyorsun?” der. (Bu hadisi anlatan sahabe ve Efendimiz gülümsemiştir).
[Kaynak: Müslim, Îmân, 308]
4. DOSTLARIN BULUŞMASI İki mümin cennette karşılaştıklarında, dünyadaki acı günleri tebessümle anarlar. Biri der ki: “Dünyada falan gün, falan sıkıntı içindeyken Allah’a sığınmıştık, hatırladın mı?” Diğeri cevap verir: “Evet, ne kadar korkmuştuk. Ama bak, Rabbimiz bize lütfetti ve bizi bu azaptan korudu. Doğrusu O, dualara icabet edendir.” (Tûr Suresi 26-28 ayetlerinin tefsiridir).
[Kaynak: İbn Kesîr, Tefsir]
5. ÇİRKİN SÖZÜN OLMADIĞI YER Dünyada iftiraya, dedikoduya ve haksızlığa uğrayan bir mümin cennete girdiğinde, kulakları öyle bir sükûnet bulur ki melekler şöyle der: “Burada lağv (boş söz) işitmeyeceksiniz. Kırılmayacaksınız. Burada size sadece selam vardır.” Dünya gürültüsünden paklanmış kul, ebedi sükûnete erer.
[Kaynak: Vâkıa Suresi 25. Ayet Tefsiri]
Nefis Muhasebesi: Cennet Lisanı
(Bugün kendimize soralım)
  • Bugün ağzımdan çıkan sözler cennet ehlinin sözü gibi “Selam ve hayır” mıydı?
  • Kalbimde cennette yeri olmayan “kin, haset ve kibri” barındırıyor muyum?
  • Mümin kardeşimle karşılaştığımda muhabbetle tebessüm edip selam verdim mi?
  • Kötü bir söz işittiğimde, onlara uyup laf yetiştirmek yerine “Selam” deyip geçebiliyor muyum?
  • Cennette beraber olmayı arzuladığım dostlarımla dünyada Allah için görüşüyor muyum?
Ahiret Yurdu Ne Güzeldir!
اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَمَا قَرَّبَ إِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ أَوْ عَمَلٍ
Okunuşu: Allâhümme innî es’elükel-cennete ve mâ karrabe ileyhâ min kavlin ev amel. “Allah’ım! Senden cenneti ve beni cennete yaklaştıracak her türlü söz ve ameli (yapmayı) diliyorum.”
(Hadis-i Şerif / İbn Mâce, Duâ, 4)

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler