BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

Bi’r-i Maûne Olayı

İslam Tarihinin Acı Günü (Hicrî 4)
Bismillâhirrahmânirrahîm… Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
İslam tarihinin en hüzünlü ve yürek yakan hadiselerinden biri olan Bi’r-i Maûne vakası; 70 seçkin sahabenin, geceleri ibadetle gündüzleri Kur’an tilavetiyle geçiren güzide muallimlerin haince şehit edildiği acı bir olaydır.
EBU BERÂ’NIN TALEBİ VE TEMİNATI
Hicretin 4. yılında (M. 625), Necid bölgesi kabilelerinden Âmiroğulları’nın lideri Ebu Berâ, Medine’ye gelerek Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile görüştü. Kendisi Müslüman olmadı ancak kavmine İslam’ı anlatacak muallimler gönderilmesini talep etti. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Necid halkının ihanetinden çekindiğini ve ashabının başına bir kötülük gelmesinden endişe ettiğini belirtti. Ancak Ebu Berâ, “Onlar benim korumam altındadır, onlara kimse dokunamaz!” diyerek kesin bir teminat verdi.
70 SEÇKİN KURRÂ’NIN YOLA ÇIKIŞI
Ebu Berâ’nın bu güçlü teminatı üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Suffe ashabından, Kur’an’ı en iyi bilen ve hayatlarına tatbik eden 70 kişilik seçkin bir hafız grubunu (Kurrâ) görevlendirdi. Grubun başında Münzir bin Amr (r.a.) bulunuyordu. Bu mübarek kafile, İslam’ın nurunu ve hakikatini Necid çöllerine taşımak heyecanıyla yola çıktı ve Bi’r-i Maûne (Maûne Kuyusu) mevkiinde konakladı.
İHANET VE İLK ŞEHİT: HARAM BİN MÜLHAN
Kafile Bi’r-i Maûne’ye varınca, Peygamberimizin (s.a.v.) İslam’a davet mektubunu Âmiroğulları’nın diğer lideri olan Âmir bin Tufeyl’e ulaştırması için Haram bin Mülhan’ı (r.a.) elçi olarak gönderdiler. Kibirli ve İslam düşmanı Âmir bin Tufeyl, mektubu okumaya bile tenezzül etmeden, arkadan işaret vererek elçiyi mızraklattı. Haram bin Mülhan (r.a.) mızrak göğsünden çıkıp kanlar içinde yere yığılırken kanını yüzüne sürdü ve o meşhur tarihi sözünü haykırdı: “Allahu Ekber! Kâbe’nin Rabbine andolsun ki, kazandım (kurtuluşa erdim)!”
BÜYÜK KATLİAM VE KAHRAMANCA DİRENİŞ
Âmir bin Tufeyl, bu alçak cinayetle yetinmeyip Ebu Berâ’nın koruma sözünü hiçe sayarak bekleyen sahabe grubuna da saldırmak istedi. Kendi kabilesi Ebu Berâ’nın sözünü çiğnememek için ona katılmadı. Bunun üzerine Âmir bin Tufeyl; Süleym kabilesinin Rı’l, Zekvân ve Usayye boylarından silahlı adamlar toplayarak 70 hafızın etrafını kuşattı. Sahabiler, “Biz savaşmaya değil, İslam’ı tebliğ etmeye geldik” deseler de müşrikler dinlemedi. Kahramanca çarpışan 70 Kurrâ’nın, Amr bin Ümeyye hariç tamamı orada şehit edildi.
PEYGAMBERİMİZİN HÜZNÜ VE KUNUT DUASI
Bu vahim ve acı haber, vahiy yoluyla Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) ulaştığında, hayatı boyunca eşine az rastlanır bir derin hüzün ve teessür yaşadı. “Bu Ebu Berâ’nın işidir, ben zaten bundan çekinmiştim” buyurdu. Gözyaşları içinde kalan Peygamberimiz (s.a.v.), hayatında ilk ve tek olmak üzere, tam bir ay boyunca sabah namazlarında bu ihaneti yapan Rı’l, Zekvân ve Usayye kabilelerine beddua (Kunut) etti.
Allah (c.c.), Bi’r-i Maûne şehitlerinin şefaatlerine bizleri nail eylesin. Onların Kur’an aşkını kalplerimize nakşetsin.
Şehitlerin Ruhu İçin…
GÜNÜN ÂYET-İ KERÎMESİ “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler; Rableri katında rızıklanırlar.”
[Âl-i İmrân Suresi, 169] Tüm şehitlerimizin ruhu şad, makamları âlî olsun. Âmin, El-Fatiha.

Bi’r-i Maûne Olayı” yazısında bir düşünce

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler