KUR’AN-I KERİM KISSALARI
SÂFFÂT SURESİ: EN BÜYÜK KURBAN
Bismillahirrahmânirrahîm.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
BABA VE OĞLUN İMTİHANI
Hz. İbrahim (a.s), yıllarca evlat hasreti çekmiş, yaşlılığında Allah’u Teala ona “yumuşak huylu bir oğul” (İsmail’i) lütfetmişti. Çocuk koşup oynama çağına geldiğinde, İbrahim (a.s) rüyasında onu kurban ettiğini gördü. Peygamberlerin rüyası vahiy olduğundan, bunun Allah’ın emri olduğunu anladı.
Bu, bir baba için en ağır imtihandı. Ancak Hz. İbrahim, bu emri oğlundan gizlemedi ve onunla istişare etti. İsmail’in (a.s) cevabı, kıyamete kadar gelecek tüm gençlere “edep ve teslimiyet” dersiydi:
Bu, bir baba için en ağır imtihandı. Ancak Hz. İbrahim, bu emri oğlundan gizlemedi ve onunla istişare etti. İsmail’in (a.s) cevabı, kıyamete kadar gelecek tüm gençlere “edep ve teslimiyet” dersiydi:
…يَا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِر۪ينَ
“…Yâ ebetif’al mâ tu’meru setecidunî in şâallâhu mines sâbirîn.”
“(İsmail) dedi ki: ‘Babacığım! Sana emredileni yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.'”
(Sâffât Suresi, 102)
Baba ve oğul, Mina’ya doğru yürüdüler. Şeytan onları vazgeçirmek için vesvese verdi ama onlar şeytanı taşladılar (Hac’daki şeytan taşlamanın aslı). Nihayet Hz. İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırdı, bıçağı boğazına dayadı. Ama o keskin bıçak, İsmail’i kesmedi. Çünkü Allah’ın emri “kesmesi” değil, “imtihanı geçmeleri” idi. İmtihan başarılınca, göklerden nida geldi:
وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَا اِبْرٰه۪يمُۙ (104) قَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَاۚ… (105) وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظ۪يمٍ (107)
“Ve nâdeynâhu en yâ ibrâhîm. Kad saddakter ru’yâ… Ve fedeynâhu bi zibhin azîm.”
“Biz ona şöyle seslendik: ‘Ey İbrahim! Sen rüyayı doğruladın (gereğini yaptın)…’ Ve ona (oğluna bedel olarak) büyük bir kurbanlık (koç) verdik.”
(Sâffât Suresi, 104-105 ve 107)
❞
Kurban, kan akıtmak değil, Allah’a yakınlaşmaktır. Hz. İbrahim evladından, Hz. İsmail canından geçerek “En çok Allah’ı seviyoruz” ispatını yapmışlardır. Bıçak, İsmail’i değil, İbrahim’in kalbindeki evlat sevgisinin, Allah sevgisinin önüne geçme ihtimalini kesmiştir.
🌹 Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa
Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den 🌹
Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den 🌹
Resûlullah (s.a.v), kurban kesmenin fazileti hakkında şöyle buyurmuştur:
“Ademoğlu, Kurban Bayramı günü Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir amel işlememiştir… O halde kurbanlarınızı gönül hoşluğu ile kesin.”
(Kurban, Hz. İbrahim’den bize kalan en büyük sünnet ve şiarıdır.)
(Tirmizî, Edâhî, 1)
“Ademoğlu, Kurban Bayramı günü Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir amel işlememiştir… O halde kurbanlarınızı gönül hoşluğu ile kesin.”
(Kurban, Hz. İbrahim’den bize kalan en büyük sünnet ve şiarıdır.)
KISSA BİZE NE ÖĞRETTİ?
Allah Sevgisi: Allah, kalpte Kendisinden daha fazla sevilen bir şeye razı olmaz. İmtihan, sevgilerin dengesini bulmak içindir.
Gençlik ve Edep: Hz. İsmail, “Neden ben?” dememiş, “Emredileni yap” diyerek babasına ve Rabbine itaat etmiştir.
Şeytanı Taşlamak: Hayırlı bir iş yaparken gelen vesveseler, tıpkı İbrahim (a.s) gibi kararlılıkla kovulmalıdır.
Rahmet: Allah kuluna kaldıramayacağı yükü yüklemez. Teslimiyet gösterilince, zorluk (bıçak) yerini rahmete (kurbana) bırakır.
Ey Rabbimiz! Bizi Sana teslim olanlardan kıl… 🌹
Hakikat:
“Selam olsun İbrahim’e… Şüphesiz o, Bizim mümin kullarımızdandır.” (Sâffât Suresi, 109-111)
Âmin, Yâ Rabbel Âlemîn.
“Selam olsun İbrahim’e… Şüphesiz o, Bizim mümin kullarımızdandır.” (Sâffât Suresi, 109-111)
Âmin, Yâ Rabbel Âlemîn.
