Günlük Manevi Azık
87. Gün: Sabrın Meyvesi
Bismillâhirrahmânirrahîm…
Sabır; kalbin isyandan ve şikayetten tam manasıyla temizlenip, belanın ilk anında Allah’u Teala’ya sığınmak, acıyı yutkunup “Elhamdülillah” diyebilmektir. Sabır bir imtihan tohumudur; bu tohumu gözyaşıyla ve rızayla sulayanlar, ahirette hesapsız mükafat meyvelerini toplarlar.
Sabır; kalbin isyandan ve şikayetten tam manasıyla temizlenip, belanın ilk anında Allah’u Teala’ya sığınmak, acıyı yutkunup “Elhamdülillah” diyebilmektir. Sabır bir imtihan tohumudur; bu tohumu gözyaşıyla ve rızayla sulayanlar, ahirette hesapsız mükafat meyvelerini toplarlar.
📜 10 Ayet-i Kerime
1. Sabredenlere Müjdele (Bakara, 155)
وَلَنَبْلُوَنَّكُم بِشَيْءٍ مِّنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ الْأَمْوَالِ وَالْأَنفُسِ وَالثَّمَرَاتِ ۗ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ
Okunuşu: Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûı ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât(semerâti), ve beşşiris sâbirîn.
Meali: Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz (imtihan ederiz). Sabredenleri müjdele! 2. Hesapsız Mükafat (Zümer, 10) إِنَّمَا يُوَفَّى الصَّابِرُونَ أَجْرَهُم بِغَيْرِ حِسَابٍ Okunuşu: …İnnemâ yuveffes sâbirûne ecrehum bi gayri hisâb.
Meali: …Sabredenlere mükafatları (ahirette) ancak hesapsız olarak ödenecektir. 3. Allah Sabredenlerle Beraberdir (Bakara, 153) يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلَاةِ ۚ إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ Okunuşu: Yâ eyyuhâllezîne âmenûsteînû bis sabri ves salâh(salâti), innallâhe meas sâbirîn.
Meali: Ey iman edenler! Sabır ve namazla (Allah’u Teala’dan) yardım isteyin. Şüphesiz Allah’u Teala sabredenlerle beraberdir. 4. Güzel Bir Sabır (Meâric, 5) فَاصْبِرْ صَبْرًا جَمِيلًا Okunuşu: Fasbir sabran cemîlâ.
Meali: (Ey Muhammed!) O halde sen (onların eziyetlerine karşı) güzel bir sabırla sabret. 5. İnnâ Lillâh… (Bakara, 156) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ Okunuşu: Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.
Meali: Onlar (sabredenler), başlarına bir musibet (bela ve sıkıntı) geldiğinde: “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’u Teala’ya aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler. 6. Zorlukla Beraber Kolaylık (İnşirâh, 5-6) فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا Okunuşu: Fe inne meal usri yusrâ. İnne meal usri yusrâ.
Meali: Şüphesiz her zorlukla beraber (sabredildiğinde) bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. 7. Yakub Aleyhisselam’ın Sabrı (Yûsuf, 83) إِنَّمَا أَشْكُو بَثِّي وَحُزْنِي إِلَى اللَّهِ Okunuşu: …İnnemâ eşkû bessî ve huznî ilâllâhi…
Meali: (Yakub peygamber) Dedi ki: “Ben tasa ve üzüntümü sadece Allah’u Teala’ya şikayet ediyorum…” 8. Meleklerin Karşılaması (Ra’d, 24) سَلَامٌ عَلَيْكُم بِمَا صَبَرْتُمْ ۚ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِ Okunuşu: Selâmun aleykum bi mâ sabertum fe ni’me ukbed dâr.
Meali: (Melekler cennette onlara derler ki:) “Sabrettiğiniz için size selam olsun! Ahiret yurdu ne güzeldir!” 9. Acele Etme (Ahkâf, 35) فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ أُولُو الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِل لَّهُمْ Okunuşu: Fasbir kemâ sabera ulûl azmi miner rusuli ve lâ testa’cil lehum…
Meali: (Ey Muhammed!) O halde, peygamberlerden azim sahibi (ulu’l-azm) olanların sabrettiği gibi sen de sabret. Onlar için (azabın gelmesinde) acele etme… 10. Eyyûb Aleyhisselam’ın Sabrı (Sâd, 44) إِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِرًا ۚ نِّعْمَ الْعَبْدُ ۖ إِنَّهُ أَوَّابٌ Okunuşu: …İnnâ vecednâhu sâbirâ(sâbiran), ni’mel abd(abdu), innehu evvâb.
Meali: …Gerçekten biz onu (Eyyûb’u) sabreden bir kul bulmuştuk. O ne güzel bir kuldu! Şüphesiz o, daima Allah’u Teala’ya yönelen (O’na sığınan) biriydi.
Meali: Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz (imtihan ederiz). Sabredenleri müjdele! 2. Hesapsız Mükafat (Zümer, 10) إِنَّمَا يُوَفَّى الصَّابِرُونَ أَجْرَهُم بِغَيْرِ حِسَابٍ Okunuşu: …İnnemâ yuveffes sâbirûne ecrehum bi gayri hisâb.
Meali: …Sabredenlere mükafatları (ahirette) ancak hesapsız olarak ödenecektir. 3. Allah Sabredenlerle Beraberdir (Bakara, 153) يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلَاةِ ۚ إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ Okunuşu: Yâ eyyuhâllezîne âmenûsteînû bis sabri ves salâh(salâti), innallâhe meas sâbirîn.
Meali: Ey iman edenler! Sabır ve namazla (Allah’u Teala’dan) yardım isteyin. Şüphesiz Allah’u Teala sabredenlerle beraberdir. 4. Güzel Bir Sabır (Meâric, 5) فَاصْبِرْ صَبْرًا جَمِيلًا Okunuşu: Fasbir sabran cemîlâ.
Meali: (Ey Muhammed!) O halde sen (onların eziyetlerine karşı) güzel bir sabırla sabret. 5. İnnâ Lillâh… (Bakara, 156) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ Okunuşu: Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.
Meali: Onlar (sabredenler), başlarına bir musibet (bela ve sıkıntı) geldiğinde: “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’u Teala’ya aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler. 6. Zorlukla Beraber Kolaylık (İnşirâh, 5-6) فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا Okunuşu: Fe inne meal usri yusrâ. İnne meal usri yusrâ.
Meali: Şüphesiz her zorlukla beraber (sabredildiğinde) bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. 7. Yakub Aleyhisselam’ın Sabrı (Yûsuf, 83) إِنَّمَا أَشْكُو بَثِّي وَحُزْنِي إِلَى اللَّهِ Okunuşu: …İnnemâ eşkû bessî ve huznî ilâllâhi…
Meali: (Yakub peygamber) Dedi ki: “Ben tasa ve üzüntümü sadece Allah’u Teala’ya şikayet ediyorum…” 8. Meleklerin Karşılaması (Ra’d, 24) سَلَامٌ عَلَيْكُم بِمَا صَبَرْتُمْ ۚ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِ Okunuşu: Selâmun aleykum bi mâ sabertum fe ni’me ukbed dâr.
Meali: (Melekler cennette onlara derler ki:) “Sabrettiğiniz için size selam olsun! Ahiret yurdu ne güzeldir!” 9. Acele Etme (Ahkâf, 35) فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ أُولُو الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِل لَّهُمْ Okunuşu: Fasbir kemâ sabera ulûl azmi miner rusuli ve lâ testa’cil lehum…
Meali: (Ey Muhammed!) O halde, peygamberlerden azim sahibi (ulu’l-azm) olanların sabrettiği gibi sen de sabret. Onlar için (azabın gelmesinde) acele etme… 10. Eyyûb Aleyhisselam’ın Sabrı (Sâd, 44) إِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِرًا ۚ نِّعْمَ الْعَبْدُ ۖ إِنَّهُ أَوَّابٌ Okunuşu: …İnnâ vecednâhu sâbirâ(sâbiran), ni’mel abd(abdu), innehu evvâb.
Meali: …Gerçekten biz onu (Eyyûb’u) sabreden bir kul bulmuştuk. O ne güzel bir kuldu! Şüphesiz o, daima Allah’u Teala’ya yönelen (O’na sığınan) biriydi.
🌹 10 Hadis-i Şerif
1. Müminin Hali Ne Tuhaftır
“Müminin işi ne gariptir (ne tuhaftır)! Onun her işi kendisi için bir hayırdır. Bu durum müminden başka hiç kimseye nasip olmaz: Ona sevinecek bir şey isabet ederse şükreder, bu onun için hayır olur. Ona bir sıkıntı (ve bela) isabet ederse sabreder, bu da onun için hayır olur.” (Müslim)
2. Asıl Sabır İlk Andadır
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çocuğunun mezarı başında feryat ederek ağlayan bir kadına: “Allah’u Teala’dan kork ve sabret!” buyurdu. Kadın onu tanımayarak: “Git başımdan, benim başıma gelen senin başına gelmedi!” dedi. Kadına, o kişinin Peygamber (s.a.v.) olduğu söylendiğinde kadın hemen kapısına gitti ve özür diledi. Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Gerçek sabır, musibetin geldiği o ilk andaki sabırdır.” (Buhârî)
3. Allah’ın Sevgisi ve Bela
“Mükafatın büyüklüğü, belanın (ve imtihanın) büyüklüğü nispetindedir. Allah’u Teala bir topluluğu (bir kulu) sevdiği zaman onları musibetlerle imtihan eder. Kim rıza gösterir sabrederse, Allah’u Teala’nın rızasını kazanır. Kim de öfkelenir isyan ederse, Allah’u Teala’nın gazabına uğrar.” (Tirmizî)
4. Günahları Döker
“Müslümana isabet eden her yorgunluk, hastalık, üzüntü, keder, eziyet ve hatta ayağına batan dikene varıncaya kadar her musibet karşılığında, Allah’u Teala mutlaka onun günahlarından bir kısmını örter (bağışlar).” (Buhârî)
5. İki Gözünü Aldığım Kul
Kudsi hadiste Allah’u Teala şöyle buyurur: “Ben mümin kulumu iki sevgili (gözünü) alarak imtihan ettiğimde, o (buna isyan etmeyip) sabrederse, bu iki gözüne karşılık ona cenneti veririm.” (Buhârî)
6. Çocuğunu Kaybeden Kul
“Bir kulun çocuğu vefat ettiğinde Allah’u Teala meleklere: ‘Kulumun çocuğunu aldınız, kalbinin meyvesini kopardınız, peki kulum ne dedi?’ diye sorar. Melekler: ‘Sana hamd etti ve İnnâ lillâh (Biz Allah’a aidiz) dedi’ derler. Bunun üzerine Allah’u Teala: ‘O kulum için cennette bir köşk yapın ve adını Hamd Köşkü koyun’ buyurur.” (Tirmizî)
7. Sabır Işıktır
“Namaz bir nurdur (aydınlıktır), sadaka bir burhandır (imanın delilidir), sabır ise bir ziyadır (karanlıkları aydınlatan ışıktır).” (Müslim)
8. Daha Hayırlı Bir Nimet Verilmedi
“Hiç kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir nimet (ve bağış) verilmemiştir.” (Buhârî)
9. Günahsız Kavuşmak
“Mümin erkek ve mümin kadının nefsinde, çocuğunda ve malında bela (ve imtihan) hiç eksik olmaz. Ta ki, o kişi Allah’u Teala’ya (ahirette) hiçbir günahı kalmamış (tertemiz) olarak kavuşsun.” (Tirmizî)
10. Yorgunluktan Kaynaklanan Hastalık
“Allah’u Teala kimin için iyilik dilerse (onu arındırmak isterse) ona bir musibet (hastalık, dert) verir.” (Buhârî)
Rabbim bizleri; kalplerini şikayet ve isyan kirinden tam manasıyla temizlenip,
dertlerin içinde ilahi imtihanı gören, başa geleni Allah’u Teala’dan bilerek sabır ve hamd ile karşılayan kullarından eylesin.
dertlerin içinde ilahi imtihanı gören, başa geleni Allah’u Teala’dan bilerek sabır ve hamd ile karşılayan kullarından eylesin.
İnnemâ yuveffes sâbirûne ecrehum bi gayri hisâb…
“Sabredenlere mükafatları ancak hesapsız olarak ödenecektir…”
GÜNÜN ÂYET-İ KERÎMESİ
“Onlar, başlarına bir musibet (bela ve sıkıntı) geldiğinde: ‘Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’u Teala’ya aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz’ derler.” (Bakara Suresi, 156)
Dua: Allah’u Teala bizlere dert geldiğinde feryat eden değil, sabr-ı cemil (güzel bir sabır) ile sükûnet bulan bir gönül ihsan eylesin.
Âmin, Ecmain.
Dua: Allah’u Teala bizlere dert geldiğinde feryat eden değil, sabr-ı cemil (güzel bir sabır) ile sükûnet bulan bir gönül ihsan eylesin.
Âmin, Ecmain.
